oktay65 @ hotmail.com

Takım ruhu nasıl yerleşir?

 

Spor alanlarında sık sık duyulan öfke dolu pek çok tamlamadan birisi de ”Ruhsuz…” diye başlayanıdır. Ya da kısaca, söylemesi kolay olsun diye “ “RUHSUZLAR”! Tezahüratların hakikatleri ne ölçüde dile getirdiği tartışılabilir.

 Nitekim ABD’nin en ünlü Amerikan futbolu oyuncularından John Hannah “ruhsuz da ne demekmiş?” diyor takım psikiyatristi Dr. Annand Nicholi’ye. “Ben bir profesyonelim. Bu işten para alıyorum. Maça en iyi şekilde hazırlanmak dışında bir sorumluluğum yok. Başkalarının nasıl oynayacağı veya takımın genel ruh hali beni çok ilgilendirmez.”

BİR ÖRGÜTÜN İŞLEYİŞİNİ DÜZENLER GİBİ
Her takım bir çeşit “örgüt”tür: bir ortak görevde birleşmiş bir grup insan. Örgütlerin esas sorunları görevlerini yerine getirmeleriyle ilgili becerilerindeki eksik ya da fazlalıklarda değildir. Daha çok insanlar arasındaki ilişkilerde çıkan sorunlar nedeniyle “takım yatar”, hedefe ulaşılamaz.

Bu sorunların yarattığı engeller ortadan kaldırıldığında, işler akıl almaz biçimde yoluna girer. Örgütün işleyişinde insanlar arasındaki ilişkilerin rolünü gözlemek için en uygun “laboratuvar”, spor dünyasındaki takımlardır.

Zira yapılanların sonuçlarını görmek için yıl sonunu, genel kurulu ya da bilançoyu beklemek gerekmez, olaylar ve sonucunda olan değişiklikler her hafta izlenebilir. Seyircilere bir dizi film tadı vermesi de burada belki.

Sporcuların bireysel ruhsal sorunlarını ele almak ve bunların sportif verimi düşürmesini önlemek,
Zihinlerinin sportif verimini doruğa çıkartacak teknikler öğretmek,
Sporcularla gruplar halinde bir araya gelerek, takım olarak verimliliği bozan faktörleri ele almak,
Sporcular, yöneticiler ve antrenörler arasındaki ilişkileri problemlerden arındırmak ve işlevsel kılmak.