vanhavadis @ hotmail.com

Siyasetçiye Güven Kalmadı

Eskiden siyasette olan güven çok daha fazla idi. Bir memlekette bir sorun olduğunda, çözüm konusunda adres Siyasetçiler gösterildi.

Bilindiği gibi geçmiş dönemlerde siyasetti, kanat önderleri, aile büyükleri, merhamet ve adalet sahibi olanlar ancak siyaset yaparlardı. Böylelikle saygınlık vardı, edep ve terbiye vardı. Şimdi gelindiğimiz noktada siyaset ve siyasetçiye ne saygınlık var ne de, çözüm beklentisi.

Peki neden böyle oldu? İnsanın aklına çeşitli sorular gelmiyor değil. Bize gelen bilgilere göre, şimdi ki Milletvekilleri halk tarafından değil, siyasi partinin genel başkanı tarafından, atama usulü şeklinde belirlendiğinden, halk nezdinde bir saygınlığı kalmıyor. Bir Milletvekilinin normal bir memurdan hiçbir farkı kalmadı deniliyor. Bize konuşan vatandaşlar, Milletvekilleri birinci derece akrabalarından başka kimseye bir fayda sağlamıyor, onu da yapabilse iyi. Bazen en ihtiyaç sahibi insanlara bile yardımcı olamıyorlar. Kentin sorunu zaten başka bir şey. Van üzerinden konuştuğumuzda, Milletvekilleri hangi işi başara bildiler? Yığınla biriken hiçbir sorun çözüm bulamıyor. Kentine, hemşerisine, bölgesine, ülkesine bir fayda sağlayamayan, proje bazlı bir fikir üretmeyen siyasilerin elbette halktan saygınlık bekleyemez.

Milletvekili gelip geçer, ama insanlık asla. Milletvekili halkın vekilleri olduklarına göre, gerektiğinde Bakan yada Bakan üstü mevkilerde bulunan kişilere karşı dik durabilecek. Yaşadığı kentin ve kendilerine umut bağlayan asil insanlara karşı hesap verebilir durumda olabilmelidirler. Makam ve mevkiden korkmayacak, 5 yılın sonunda Milletvekilliği bitiğinde halkın arasında alnı açık, kafası dik bir şekilde dolaşabilmeli.

Cenabi Allah her insana, ömründe bir kere güzel bir fırsat verir, önemli olan, Allah tarafından kendilerine lütuf edilen o fırsatı çok iyi kullanabilmesidir.

Siyasiler, hava atmayı bırakıp, halkın içinde ve halkın taleplerine kulak verebilseler, belki de ömürleri boyunca her zaman, iyi insan olarak anılabilecekler. Siyaset birileri için değil herkes için yapılmalıdır. Kişiler arasında ayırım yapılmaksızın siyaset yapılmalıdır.  Siyasetçi Şeffaf olmalı hiçbir zaman yanar döner olmamalıdır.

Özellikle Milletvekilleri, yaptığı yâda yapacağı bir siyaseti sadece makam ve mevki sahibi olabilmek için yapmamalıdır.

Halkına ve sahip olduğu düşüncelere en iyi doğrultuda hizmet edebilmek için yapmalıdır. Seçilmeyince veya aday olmayınca çevresini dağıtmamalı ve halkın huzuru için elinden geleni yapmaya devam edebilmelidir. Hayat bir siyasettir. Siyaset buz üzerinde yâda kaygan zemin üzerinde yapıldığı an, her insanın hayatı çileye dönüşür. Bu anlamda siyasetçi sadece kendisini değil, yaşadığı kentteki tüm toplumun geleceğini düşünmek zorundadır. Siyasetçi vicdanen huzurlu ise, o kentte yaşayan herkes huzurludur demektir.  Siyasetçi vicdanen huzurlu değil ise, o kentte yaşayan kimse huzurlu değildir demektir.