yunuskusan1 @ hotmail.com

Öyle bir düşünce, inanca, algıya ve anlayışa sahip olmuşuz ki bugün, hiç bir şeyi hakkettiği yere bırakamıyoruz. 
Farkındamısınız bilmem ama artık:
 'Ak' olana 'kara', 'kara' olana 'ak' demeye başladık.
Haklı olanın ('zayıf' olduğu için) haksız, haksız olanın ise (sırf 'güçlü' olduğu için) haklı denmeye başlandığı bir dönemi yaşıyor veya döneme şahit oluyoruz.
İyi ve Kötü kavramlarına olan bakışımız da maalesef böyle.
Okuyan, araştıran, düşünen, sorgulayan, eleştiren ve yazanlarımızın 'doğru ve haklı' tespitleri, sırf güce, sisteme dokunacak veya dokunduğu için 'kötü ve haksız' olarak görünüyorken...
Arsızın, hırsızın, haksızın ve dalkavuğun yalan, yanlış ve uyduruk söz ve davranışları ise;
-maalesef-  'iyi ve doğru' olarak görüldüğü bir döeneme şahit oluyoruz.


Kimsenin olduğu gibi görünmediği veya göründüğü gibi olmadığı bir dönem...


Milliyetçi görünenlerin, aslında bir bölücü,
Ümmetçi görünenlerin, aslında bir milliyetçi,
Mümin görünenlerin, aslında bir münafık,
Dürüst görünenlerin, aslında bir hırsız,
Doğru görünenlerin, aslında bir yalancı,
Dindar görününlerin, aslında bir sahtekar,
Sosyalist görünenlerin,aslında bir egoist,
Kominist görünenlerin, aslında bir kapitalist
Kürtçü görünenlerin, aslında bir 'Kürtsavar'
Kemalist görünenlerin, aslında bir 'Laiksavar' ve
Cesur görünenlerin, aslında bir korkak olduğu bir döneme şahit olduğumuz, inkar edilemeyen bir gerçek.
.....
Gençlerimizin; kendilerine rol, model alabileceği dürüst, onurlu, ahlaklı ve erdemli kişilikleri bulamamları ne kadar da kahredici ve üzücü...
Veya gençlerimize iyi, ahlaklı ve onurlu bir örnek olamayışımız ne kadar da kötü...
Sizi bilmem ama ben; bir kartopu misali 'duygusuz, hissiz, hesapsız, inançsız ve hedefsiz' bir gençliğin hızla büyüdünü görüyorum.
Bir 'balon misali' içi boş büyüyen bu gençliği silkelemez ve uyandırmazsak geleceğimize umutla bakmak çok zor.


Dolayısıyla; iyi olana iyi, kötü olana kötü diyen ve gençlerimizi tekrar kendi fıtratlarıyla tanıştırmaya gayret eden cesur, inançlı, bilinçli, okuyan, düşünen, üreten, fedakar, vefakar, dürüst ve ahlaklı yazar ve eleştirmenlerimizin kıymeti iyi bilinmeli.
Ve bu onurlu ve erdemli şahsiyetlere her zaman sahip çıkmalıyız.
Zira mal, makam ve şöhret bir şey kazandırmamakla beraber aksine toplumu felakete sürüklemektedir.