yunuskusan1 @ hotmail.com

Mesela: Şehrin diğer ucundan koşup gelen, ve

'ey halkım! sizden ücret istemeyen bu elçilere uyun' diyenin gayesi gibi. (Yasin-21)

Arkasında bıraktıklarına (malına, makamına, eşine, işine ve aşına) bakmadan koşup gelen o kişinin gayesi gibi.

Evet, Koşup gelen -ve kan, ter içinde kalan- o zatın gayesini taşımalı her müslüman.

('Ey halkım!' nidasında bulunan ve kendisine kulak vermeyenlerin tehditlerine aldırış etmeyen bu dertli -isimsiz- kahraman öylesi ulvi bir gayesinin/ mücadalesinin sonunu ise şehadetle taçlandırdığını burada belirtmek gerekir.)

Bu zat; ne bir âlim, ne bir hafız ve ne de bir ilahıyatçı idi.

Bu, vicdan ve iman sahibi bir zattan başkası değildi.

......

Veya, her müslüman 'insanlardan her hangi bir ücret beklemeden' çağrıda bulunan o elçilerin gayesini taşımalı.

Hani azarlanan, aşığılanan, dışlanan, taşlanan ve alaya alınan o elçilerin gayesini.

Yaşadıkları -her türlü- zulme rağmen, gayelerinden vazgeçmeyen o çilekeş elçilerin...

.....

O halde; neydi bu gaye?

Azarlandıkça daha bir sıkı sarıltan, dışlandıkça daha bir sevilten, taşlanınca daha bir davaya bağlatan bu gaye neydi?

Her türlü makamdan daha üstün ve her türlü dünyalıktan daha sevimli olan bu gaye neydi?

Direndikçe seni olgunlaştıran, mücadale ettikçe sana sempatizan kazandıran bu gaye ne idi?

....

Allah'ın övdüğü ve meleklerin imrendiği bu gaye; insanlığa vijdan, sevgi, merhamet, erdem, onur, edep ve ahlak çağrısında bulundurmaktan başkası değildi.

 Ki Allah, Kur'anın bir çok ayetinde 'iyi ve erdemli' iş yapanları sıklıkla övmekte...

İçinde Erdem, merhamet ve onur taşıyan bu gaye, insanlığa şu davette bulunur:

 'Çalmayacaksın, 

öldürmeyeceksin, 

zulmetmeyeceksin, 

hor görmeyeceksin, 

aşağılamayacaksın, 

adil olacaksın,

üzmeyecek 

ve büyüklenmeyeceksin...'

Böylesi bir gayeyi taşımak ve böylesi bir çağrıda bulunmak için bir üniversite ve bir medrese bitirmenize veya hafız, muhaddis ve müfessir olmanıza veya 'dini! sembolize eden bir giysi' giymenize veya devletin bilmem hangi kadamesine gelmenize hiç gerek yok.

İnanın ki;

Sadece ama sadece, Şehrin diğer ucundan koşup gelen o kahramanın derdi, gayesi ve endişesini -aynen-taşımanız yeterli.