Vali!

Konya’ya ilk vali olarak atandığı günlerde henüz kamuoyu tarafından tabii olarak pek tanınmaz. Bir gün sabah namazına Konya’daki postane civarındaki camilerden birine gider. Tabi koruma yok, makam şoförü yok, etrafında pervane olan bürokratlar yok.

Evi camiye yakın olan cemaatten biri camiyi açıp ezanı okumuştur. Şair zamanlarda imam efendi genellikle daha sonra gelip vakit olunca namazı kıldırmaktadır. Sabah namazına durma vakti gelir fakat o gün ne tevafuk ki hoca efendi namaza gelememiştir. İçlerden biri; “Arkadaşlar hoca efendi bu gün gelemedi. İçinizde hocalık yapacak olan varsa geçsin namazı kıldırsın” der.

Bunun üzerine cemaat birbirine bakışır fakat kalkan olmaz. Cemaatin hiç tanımadığı Hazım Oktay Başer kalkar sarığı cüppeyi giyer mihraba geçip sabah namazını bir güzel kıldırıverir. Sabah namazından sonra Anadolu’nun birçok yöresinde olduğu gibi Konya’da da mahalledeki lokantada çorba içilir, esnaf dükkânına, işinin başına geçer. Hele camide ilk defa gördükleri kılığı kıyafeti düzgün, hali tavırları son derece naif ve nazik üstelik önlerine geçip imamlık yapıp namazlarını güzelce birlikte eda ettikleri beyefendi bir misafirleri de olunca yakasını bırakmazlar.

Cemaatten birisi; “Efendim sabah kahvaltısını bu gün bizim fakirhanede yapalım buyurmaz mısınız” der. Tabi bu nazik daveti kimse kırmak istemez ve hacı amcanın evine geçilir.
Kahvaltı sofrası kuruluncaya kadar maneviyat dolu harika bir sohbet olur. Kahvaltı yapılır, artık mesai saati de yaklaşmıştır, ama önemli bir husus unutulmuştur. Birinin aklına geliverir; “Yahu arkadaşlar sohbetin güzelliğine daldık tanışmayı unuttuk, şöyle bir tanışsak” der.

Hazım Oktay Bey sağındakine; “buyurun efendim sizden başlayalım der” ve sırasıyla adını - soyadını, ne işle meşgul olduğunu filan söyleyerek herkes kendisini tanıtır. En sonunda sıra kendisine gelir: “Efendim bendeniz Hazım Oktay Başer, âcizane Konya valisi” der. Herkes adeta şok olmuştur. Aman efendimler, muhterem valimler filan..

Misafirlerinin vali olduğunu öğrenen cemaat hürmet ve saygının dozunu daha yüksek seviyelere çıkarınca, Hazım Oktay bey; “Arkadaşlar bu vazife bize emanet, biz burada karşımızda insanları dizip el pençe divan durdurmak için değil sizlere hizmet için bulunuyoruz. Lütfen bu fakire olan alakanızı demin ki halden daha farklı yöne değiştirmeyin, tabii olun. Hep öyle kalmaya devam edin” der.

Memlekete hizmet için hangi görev ve makamda bulunursak bulunalım hayırla ve rahmetle yâd edilen bir insan olmak ne kadar büyük bir onur değil mi? Vatandaşa racon kesen, tüm vali ve bürokrata örnek olması temennimizdir elbet...

(Alıntı)

Hamide donmuş

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamide Donmuş


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Van Havadis Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Van Havadis hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Van Havadis editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Van Havadis değil haberi geçen ajanstır.



Van Markaları

Van Havadis, Van ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (432) 214 30 30
Reklam bilgi

Anket Vanspor'un içinde bulunduğu durumdan memnun musunuz?