Deneyimli Siyasetçi Naif Şabu ile Röportaj -2-

Dürüstlüğü ile kamuoyunda büyük bir takdir gören, Siyasettin her kademesinde yer alan ve en son AK Parti Tuşba Kurucu ilçe Başkanlığı görevini yaptıktan sonra, siyasette ara veren iş insanı Naif Şabu ile yapılan özel röportaj çok büyük bir anlam taşıyor.

Ömrünü ilim ve iyilik üzerine inşa eden iş insanı ve siyasetçi Naif Şabu, Van Havadis Gazetesinin teklifini geri çevirmedi ve her insanın siyasi hayatında  yer edinecek önemli açıklamalarda bulundu. Önemli röportajın ikinci bölümünü sizler için yayınlıyoruz.

İyi bir siyasetçinin özüne ve sözüne güvenilmeli, bugün ne söylediğiyle yarın ne söyleyeceği arasında 180 derece dönüş  olmamalıdır. Kararlı ve ilkeli bir duruş sergilemeli, olması gerektiğini söyleyen deneyimli siyasetçi işte Naif Şabu ile yapılan  o özel röportaj:

Van Havadis: Türkiye’de siyasi partilerin durumunu nasıl görüyorsunuz?

Naif Şabu:  Türkiye’deki mevcut siyasi partilerin çoğunun tam bir siyasi kriz içinde olduğunu düşünüyorum. Zira birçok siyasi parti, parti içi sorunlarını çözemediği için gelecekteki seçimlerde bunun sıkıntısını derinden yaşayacaktır. Çünkü mevcut partilerin kendi içinde iki veya üç partiye bölündüğünü ve hatta bölünenlerin de kendi aralarında bölündüğünü görüyoruz. Bu da gösteriyor ki önümüzdeki seçimler çok çetin ve riskli bir süreçten geçecektir. Ancak bu hataları telafi edecek liyakat, ehliyet ve samimiyet sahibi insanların siyasette yer alması bu sorunların kısmen de olsa giderilmesine katkı sağlayacaktır.

Van Havadis: Siyasi ittifakları nasıl görüyorsunuz?

Naif Şabu:  Siyasi ittifakları çözüm olarak değil, bir mecburiyet olarak görüyorum. Adeta örtülü bir koalisyon gibi bir şey. İttifakların bozulması halinde hükumetler belki eskisi gibi güvenoyu krizi yaşamaz ancak yasamayı son derece olumsuz etkiler, yürütmenin işini zorlaştırır, hizmet kalitesini düşürür ve zamanla istikrarı da bozar.

Van Havadis Türkiye’de seçim yasası ile siyasi partiler yasasını demokratik buluyor musunuz?

Naif Şabu: Türkiye’deki seçim yasası ile siyasi partiler yasasının demokratik olduğunu söylemek çok mümkün değildir. Zira milletin ön seçimle seçmediği ve iradesi dışında aday gösterilen bir milletvekili listesine oy verme mecburiyetine mahkûm eden bir seçim yasasına kim demokratik diyebilir ki!

Van Havadis: 2023 seçimlerini nasıl görüyorsunuz?

Naif Şabu: 2023 seçimleri tarihin en zor seçimi olacaktır. Büyük sürprizleri içinde barındırabilecek olan bu seçim birçok parti için taşların yerinde olmadığını, yanlış siyasetin ve tahribatın ne kadar derin yaralar bırakabileceğini gösterecektir. Zira siyasette hatanın tekerrürü vardır ancak telafisi yoktur. Seçimler, siyasetçiler için hesap ve hasat zamanıdır. İnsanların güvenini kazanamayanın insanların oyunu kazanması mümkün değildir. Seçmen, siyasetçinin mahsulü ve ekilen tarlası gibidir. Tarlada izi olmayanın, harmanda yüzü olamaz. Bu nedenle halkın sorun ve sıkıntılarını çözemeyen, halkı hakir gören bir zihniyet, halkın teveccüh ve desteğini alması mümkün değildir.

Van Havadis: Van’daki siyasetin başarısını açıklayabilir misiniz?

Naif Şabu: Van’daki siyasetin durumuna daha sonraki yazılarımda yer vereceğim. Ayrıca, doğrusunu söylemek gerekirse benim yazacaklarımdan çok daha önemlisi halkın ne düşündüğüdür. Öyle zannediyorum ki halkın sitem ve serzenişi en doğru cevaptır. Teşkilatların başarı ölçüsü halkın memnuniyeti kadardır. En doğru hakem ise halkın kendisidir.

Van Havadis: Türkiye’de Kürt sorunu veya Doğu-Güney Doğu diye bir problemin var olduğunu düşünüyor musunuz?

Naif Şabu:  Doğrusu, yirmi yıl önce gerçekten de Kürt sorunu da, Türk sorunu da vardı. Hafızalarımızı o günlere götürelim. Altmış beş plakalı bir araçla batıdaki illerin herhangi birisine gidemiyordunuz ya da araç alırken altmış beş plaka yerine otuz dört, otuz beş veya sıfır altı plakaları almak mecburiyetinde kalıyordunuz. Aynı şekilde Van’ın çarşı ve sokaklarında elinizde bir bayrakla dolaşsaydınız darp edilirdiniz, aracınızda görülseydi aracınız zarar görür veyahut iş yerinizde bulunsaydı cam ve çerçeveleriniz taşlanır, iş yeriniz de kapatılırdı. Aynı sorunların batı illerinde de farklı bir şekilde yaşandığını kimse inkâr edemez. Biz toplum olarak bazı şeyleri çabuk unutuyoruz.

Bolluğa kavuştuğumuz zaman kıtlık içinde kıvrandığımız günleri, huzura kavuştuğumuz zaman da huzuru mumla aradığımız zamanları çabuk unutuyoruz. Kardeşin kardeşe düşman olduğu, can güvenliğinin kalmadığı günleri ne çabuk unuttuk! Daha birçok sorunun olduğunu yazmak mümkün ancak bunları yeniden irdelemek ve hafızalarımızı yaralamak istemiyorum. Rabbim o günleri bir daha göstermesin.

Şimdi ise Türkiye’nin Doğusunda da Batısında da bu sorunların aşıldığını düşünüyorum. Artık herkes demokratik, sosyal ve kültürel haklarını yasaların ön gördüğü çerçevede kimseye zarar vermeden, bir başkasının demokratik hakkını ihlal etmeden yaşayabiliyor. Artık kimsenin rengine, diline, düşüncesine, kıyafet ve yaşam tarzına müdahale edilmiyor ve bundan dolayı aşağılanmıyor. Artık geçmişteki ret ve inkâr politikasının var olduğunu kimse söyleyemez. Ancak dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi bizim de çözüm bekleyen sorunlarımızın olduğunu bilmemiz ve bu sorunların çözümü için çalışmamız lazım.

Van Havadis: Ana dilde eğitim talebini nasıl karşılıyorsunuz?

Naif Şabu: Ben hiçbir zaman ana dilde eğitime karşı olmadım. Fakat bu durumun çok istismar edildiğini düşünüyorum. Zira eğitimin hangi dilde yapıldığından daha önemli olan şey o eğitimin içeriğidir ve verilecek eğitimin kalitesidir. Mühim olan çocuklarımızın ruh, beden ve akıl sağlığını koruyacak bir eğitimin verilip verilmediğidir. Keza toplumumuzun milli ve manevi değerlerine uygun bir eğitimin verilmemesi halinde verilecek eğitim birlik, beraberlik ve kardeşliğimizi koruyamayacaksa bu eğitimin Kürtçe veya Türkçe verilmesinin ne faydası olacaktır ki? Bu nedenle önemli olan eğitimin hangi dilde olması gerektiği değil; tarihimiz, örf adet ve ahlaki değerlerimiz ile ne kadar örtüştüğüdür. Dolayısıyla gençlerimizi batının ahlaksız kültürüne mahkûm edecek bir eğitim Kürtçe de olsa Türkçe de olsa fark etmez. Gençlerimize ülkesine, devletine ve bayrağına canı pahasına sahip çıkacak bir şuurun verilmesi gereklidir.

Van Havadis: Siyasette tecrübenin önemli olduğunu düşünüyor musunuz?

Naif Şabu: Elbette tecrübe, bilgi ve birikimin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Zira siyasetin okulu yoktur. Fakat siyaset, siyasi partilerin teşkilatlarında öğretilir. Siyasetin ihtisası siyasi partilerdir, ihdası ise Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılır. Teşkilatlardaki bilgi ve birikimin semeresi olan fikirler ve çözümler Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yasa teklifi olarak gündeme getirilir. Böylesi bir tecrübeye sahip siyasetçiler, iline hizmet için fikir ve çözüm üreterek memleketinin kalkınmasına katkıda bulunur. Siyasi tecrübeden yoksun olanlar ise orada sadece başka siyasetçilerin öneri ve düşüncelerine el kaldırarak destek verir. Bu nedenle her alanda olduğu gibi siyasette de liyakat ve ehliyet sahibi olmak son derece önemlidir. Keza dinimizde de “emaneti ehline verin” emri bunun en güzel kanıtıdır.

Van Havadis: Bir siyasetçinin halka karşı sorumlu olduğunu düşünüyor musunuz?

Naif Şabu: Siyasetçi, her zaman kamuoyunun gündeminde ve objektiflerin altında olduğunu unutmamalıdır. Siyasetçi topluma mal olmuş, halkın vekâletini almış, halka hizmet etmekle mükelleftir. Siyasetçi hal ve hareketine, duruş ve söylemlerine dikkat etmek zorundadır. Siyasetçi toplumla olan beşeri münasebetlerinde saygılı, güler yüzlü ve mütevazı olmalıdır. Siyasetçi, vatandaşının köy, mahalle, belde, il ve ilçesine hizmet talep etmesini her zaman olgunlukla karşılamalı ve çözüm üretmelidir. Siyasetçi vatandaşının sosyal ve ekonomik sorunlarını çözmeli ve bunlardan sorumlu olduğunu farkında olmalıdır. Elbette ki bu sorunları çözmek kolay bir şey değildir ancak siyasetçi zaten zora talip olandır. Vatandaş da bu sorunları çözeceğine inandığı için vekâletini siyasetçiye vermiştir. Yoksa birileri il başkanı, ilçe başkanı, belediye başkanı veya milletvekili olsun diye oy vermez. Her vatandaş yukarıdaki sorunları çözebileceğine inandığı için oyunu o siyasetçiye verir. Zaten seçilen de bu sorunları çözeceğini iddia ederek bu göreve talip olur.

Van Havadis: Siyasette asil insan olmanın önemli olduğunu düşünüyor musunuz?

Naif Şabu:  Elbette ki asil bir siyasetçi ile bedasıl olan bir siyasetçi arasında büyük bir fark vardır. Bu fark aynı nisan yağmuru gibidir. Nisan yağmuru yağdığı zaman tabiattaki nebatatlardan acı olanları daha acı, tatlı olanları da daha tatlı yapar. İşte asil insan da böyledir. Görev ve yetkileri arttıkça nefsi kabarmaz, şımarmaz, insanlara daha çok değer verir, sevgi ve saygısı artar, beşeri münasebetleri tevazu ile karşılamaya özen gösterir. Ancak bedasıl olan insan ise eline bir imkân geçince kendisini şaşırır, nefsi kabarır, insanları hakir görmeye başlar. Bırakın insanlara hizmet etmeyi, insanları azarlamayı bir marifet zanneder.  Bu nedenle bir insanın herhangi bir göreve seçilmiş olması o insanın yüceldiğini, büyüdüğünü göstermez. Hatta çok büyük bir sorumluluk ve vebali üstlendiğini gösterir. Dolayısıyla seçilen insanların hizmet ve çalışmaları toplum tarafından takdir ve teveccühe mazhar olursa, işte böyle bir siyasetçi hem seçilir, hem de yücelir.  

Van Havadis: Sayın Naif Şabu, bu güzel ve anlamlı açıklamalarınızdan dolayı sizlere çok teşekkür ediyoruz. Umarız ve diliyoruz, bazı siyasetçiler, sizin bu dediklerinizden ders çıkarır, devlete ve millete faydalı olmak için çaba gösterir. 

Not: Zaman zaman Deneyimli siyasetçi Naif Şabu ile röportajlarımız devam edecektir. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ayhan Yazlık - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Van Havadis Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Van Havadis hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Van Havadis editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Van Havadis değil haberi geçen ajanstır.



Van Markaları

Van Havadis, Van ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (432) 214 30 30
Reklam bilgi

Anket Vanspor'un içinde bulunduğu durumdan memnun musunuz?