VEFALI EVLAT VE GELİN!

Konya' da bir dostumun ziyaretinden ders aldım. Sizlerle paylaşmanın faydalı olacağına inanıyorum.

75 yaşında Babası 64 yaşında annesi olan aile çok mütevazı ve manevî değerlere bağlı olarak yaşam sürdürmektedirler.
Maddi olarak da ekonomik özgürlükleri yerinde. Şirketlerinde bir çok kişiyi istihdam etmiş ve hayra vesile olmuşlardır.

Yemek sofraları için her vakit çok farklı kocaman bir yer sofrası kurulur. Tüm aile istisnasız bu sofrada bulunur mutlaka. Manevi açıdan çok zengin bir sofra.

Yemeklerden başka neler var diye soracak olursanız? Sizlere yazarken bile onur ve kıvanç duyduğumu belirterek bir bir yazayım...

Koca sofrada samimiyet, saygı, sevgi, büyüklere hürmet, mimiklere merhamet, bir bardak suyun yanında şefkat vardı.

Besmele ile başlayıp şükür ile biten yer sofrasında en önemlisi vicdan ve güzel ahlâk vardı.
2021 teknoloji yılı makam ve mevki, para ve hırs uğruna yitirilen değerleri bu aile de görmek yaşamak sanırım yüce Allah'ın az insana bahşettiği en güzel nimet olsa gerek...

75 yaşındaki baba Alzheimer hastası, hastalığı ilerlemiş kimseyi tanımıyor artık. Acıksa acıktım diyemez, canı yansa ağrı sızım var diyemez. Tuvalet ihtiyacı olsa lavaboya gideceğini bilmez, yürüyemez.
Kimseyi yanına yaklaştırmaz. Arada bir avazı çıktığı kadar bağırır. Çünkü hastalığının 7. evresinde en zor en çıkılmaz olan evredir. Hastalık çok hızlı ilerlediğinden henüz bu tip hastalara kalıcı bir tedavi ve çözüm bulunmadığından zorlukla evde bakım yapmaktadırlar.

Evin büyük Annesi ise tek böbrekli, şeker hastası, hiper tansiyon tedavisi görmekle beraber günde 3 öğün ünsülin kullanmak zorundadır. 64 yaşında ki büyük anne bir böbrekle yaşamaktadır. Yıllar önce canından aziz bildiği oğluna vermiş çünkü. Böbrekleri alınan oğluna hayat vermek yaşatmak adına.

Anne yüreğiyle oğluna böbrek naklini gerçekleştirmiş.

Ancak ne acıdır ki böbreğini verdiği oğlu bir kez bile annesinin ziyaretine gitmeyecek kadar vefasız çıkmış. Anne'nin tek üzüntüsü ise tek böbrekle hayatını idame ettirmek zorunluluğundan ziyade bu vefasızlık olmuş...

Evde şirin mi şirin iki torun var. Evin gelini şeyma hanımın çocuklarıdırlar.
Gelinin 28 yaşındaki eşi ise sabah 8'de şirkete gider akşam 8'de evine gelir.
Dakik olduğu kadar güzel ahlaklı biridir de.
Gelin sabırlı mı sabırlı ! Hem kocasına hem tüm ailesine karşı olan sorumluluklarını yerine getirmeye çalışıyor.
Hem iki çocuğunun terbiyesi ve bakımını eksiksiz yapmaya çalışır hem de evin bütün işlerini titizlikle yapmaktadır.
Büyüklerini varlıklı oldukları halde huzur evine yaşlı bakım evine yerleştirip züppe zenginler gibi tatil keyfi yapmıyorlar.

Her gün erken saatlerde 75 yaşındaki babasını banyoya götürerek temizliğini yapıyorlar duş yaptırıyorlar en güzel kıyafetlerini giydirip evin en güzel köşesine oturtularak sabırla kahvaltısını verip doyuruyorlar.
Akşam işten dönen vefalı ve ahlaklı evlat önce Alzheimer babasının bakımını yaptıktan, karnını doyurduktan sonra birde babasının elini öptükten sonra kendi ihtiyaçlarını karşılıyor. Hassasiyetle incitmemeye kırmamaya dikkat ediyorlar.
Evlatların anne ve babalarına sahip çıkmadığı, hatta bakım evlerine bırakarak keyif çattıkları şu dönemde böyle ulvi bir ailenin çayını içmek gurur verici...
Kendilerini büyüten, eğiten, dünya ve ahiret hayatına hazırlayan, her türlü riskleri göze alarak kendilerine güzel bir gelecek bırakan anne ve babalarına bir bardak su vermekten aciz olan kızlara ve gelinlere Şeyma hanımı örnek göstermek artık şu saatten itibaren boynumun borcu olacaktır.

Şeyma gelin Saliha bir eş olmanın yanı sıra, saliha bir evlat, bir kadın olmanın onurunu yaşıyor. Annenin evladından, evladın annesinden kaçtığı şu asırda Rabb'im hepimize salih ve saliha evlatlar bağışlasın.

Sıkılmıyor musunuz.?

Her gün onca iş stresi ve telaşı içinde hiç mi kendinizi düşünmüyor musunuz?

Verdikleri cevap karşısında sorduğum sorudan utandım.

"Hamide hanım onlara bakmak onlara off bile dememek onları mutlu etmek bizim için en büyük tatildir.
Biz büyüklerimizi baş tacı yaparken inanıyoruz ki Rabb'ul âleminde bizleri dünyaya baş tacı yapıyor.
Onların bir duası bizleri 40 yıl kötüden, beladan, afetten korur.

Büyüklerin olduğu evde huzur mutluluk bereket var.

Büyüklerin oturduğu sofrada şifa var.

Büyüklere merhamet eden bedende vicdan iman ahlak var.

Biz ölene dek onları sırtımızda incitmeden taşıyacağız, onlarda bizi büyütmek için dünyanın kahrını zamanında taşımadılar mı?
Bu anlamlı sözler den sonra söz söylemek yakışık almaz diyerek ziyaretin vakti doldu Van iline dönmek üzere yola çıktım.

Vefalı büyüklerine off bile demeyen evlatlara selam olsun...

Hamide DONMUŞ

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamide Donmuş


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Van Havadis Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Van Havadis hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Van Havadis editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Van Havadis değil haberi geçen ajanstır.



Van Markaları

Van Havadis, Van ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (432) 214 30 30
Reklam bilgi

Anket Vanspor'un içinde bulunduğu durumdan memnun musunuz?