İBDÂ-İHYÂ-İNŞÂ MÜCADELEMİZ-6

3- İyi ve Erdemli Bir Kul Olmayız

‘İyi ve erdemli’ toplululuklar, sıklıkla Kuran’da övülmekte ve hatta cennetle müjdelenmektedir. Doğru, dürüst ve ahlak anlamına gelen 'erdemi' içselleştirmeliyiz. Çocuklarımızın bu ilkeleri öğrenmeleri onları bilinçli bir İslamcı olmalarını sağlar. Mümin olmanın en önemli basamağı -bana göre- iyi ve erdemli olma basamağıdır. İyi ve erdemli olursanız toplumda ‘emin’ olarak vasıflandırılırsınız. Dolayısıyla bu vasıflara haiz olunmadan edinilen İslamcılık, gömlek düğmesini yanlış iliklemeye benzer. Ki başında başlayan yanlış, sonuna kadar değişmeden devam eder.

4-İnsan Onurunu Öncelemeliyiz

İnsan onurunu ayakta tutan dinin adıdır İslam. Dolayısıyla İnancı, mezhebi, rengi, ırkı, dili, cinsiyeti ne olursa olsun, insan onurunu hiçe sayan tüm düzen ve eylemlere karşı durmalıyız. İşkenceler, kadın cinayetleri, çocuk istismarlığı, faili meçhuller, cezaevindeki haksız uygulamalar, Kürt sorunu, alevi vatandaşların sorunu, mülteci sorunu, sokak çocukları ve eroin bağımlıları… Anlayacağınız İnsan onurunu ayağa kaldırmak önce islamcıyım diyenlere düşmektedir. Müslümanlar,  haksızliklara dur demeyi önce öğrenmeli sonra da buna cesaret göstererek haykırmalıdır. Yoksa farklı ideolojiye sahip insanlar bu boşluğu çok iyi doldurmakta ve dolduruyor.

5-Nebevi Hareketin Empatisini Kurmalıyız

Nebevi hareket metodunu öğrenmeden önce, Nebevi Hareket empatisini kurmayı öğrenmeliyiz. Nebi ve sahabelerinin dünyasını öğrenmemiz için bu yöntem şart. Çünkü Yüzeysel öğrenilen ilim, ‘seküler İslamcılığı’, empati kurularak öğrenilen ilim  ‘samimi İslamcılığı’ doğurur. Nebevi hareket psikolojisi anlaşılmadan Nebevi hareket metodu anlaşılmayacak ve içselleştirilmeyecektir. Mesela Hz. Peygamber a.s’ın yetim ve öksüz büyümesinin nedeni iyi okunmalı ve anlaşılmalıdır.  Bunun İyi anlaşılması için, yetim ve öksüz büyüyen birinin nasıl bir ruh haline sahip olduğu araştırıldığı an Nebi A.s  iyi anlaşılacaktır.

Bu konuda birçok şeyler söylenebilir lakin bana göre yetim ve öksüz büyümek yufka bir yüreğe ve koca bir merhamete sahip olmaktır. Bu realiteden yola çıkarak Hz. Muhammed a.s’ın hayatı iyi analiz edildiğinde, onun altmış üç yıllık hayatını sadece bir kelimeyle tanımlayabiliriz ki, o da merhamettir. Yoksa O, âlemlere rahmet nasıl olabilirdi ki?

Acizane tespitim şu, bizler merhamet duygumuzu kaybettiğimizden dolayı mazlumken zqlimleştik. Kaybedilem merhamet duygumuzu yeniden keşfetmeli ve kuşanmalıyız.

6-Bir Hira’mız olmalı

Size sırdaşlık eden bir Hira’nız olmalı.

Zulüm ve haksızlıklardan bunalıp veya sıkıldığınız an sığınabildiğiniz bir Hİra. Bunaldığınızda sığınabileceğiniz, insanlığınızı size hissettirecek ve vahşileşen toplumdan sizi beri kılacak bir Hİra.

Küçücük kızların kirletilip –adeta- diri diri toprağa gömüldüğü bu dünyadan uzaklaşıp gözyaşlarınızı damlattığınız bir Hira’nız yoksa o zaman Nebi a.s’ı anlamamışsınız demektir. Zira Nebi a.s için Hira, bir mağaradan öte tefekkür, tezekkür ve tedebbür edilen bir dünyanın adı idi.

Hîra, şahit olunan haksızlıklar, hırsızlıklar, arsızlıklar ve zulümler karşısında yaşanan biçareliğin adıdır. Hîra; mazlumların huzura erdiği mekânın ve vicdanlı insanların soluk aldığı sarp yokuşun adı.

Evet, Hz. Nebi'yi anlamının yolu Hira’dan geçer. Çünkü ifsat olmuş ve bozulmuş topluma dur diyebilmek için ‘Hira mektebinden’ geçmek gerek. Vahşileşen ve ifsada uğramış toplumun sosyo psikolojik durumu üzerinde uzun uzun düşünebileceğimiz bir ‘ Hira mektebi' şart. Kendimizi dinleyebileceğimiz ve insanlığımızı hatırlayabileceğimiz bir ‘Hîra mektebinden' geçmek gerek.

Son Nebi’nin, Mekke’yi Hİra’dan izlediği gibi bizde Hira’mızdan izlemeliyiz ifsada uğramış toplumu... Hîra mektebinden geçmek için, bir üniversite bitirmenize hatta okuma yazma bilmenize gerek yok. Zira ‘Hira mektebi’ için aranan şart, göğsünüzde merhamet ve adalet taşımanızdır.

Evet, bizimde bir Hir’amız olmalı. Ve Hira’mıza Hz. Musa’nın ‘Tur dağına’ çıktığı heyecanla, Hz. Nuh’un gemisine bindiği umutla ve son Nebi a.s’ın hüznü ile tırmanmalıyız.

Hira, münzevi bir hayatın yaşanacağı yer değildir. Aksine Hira; hayatı, tabiatı ve insanlığın nasıl okunması gerektiğini öğreten bir mekteptir. Hîra, yaratıcı ile kopan bağları sağlamlaştıran bir mekteptir.

Ve inmeliyiz Hira’mızdan…

Vahiyle donanarak ve yeniden hayatı okuyarak inmeliyiz. Hz. Musa’ın Tur’dan indiği heyecanı, Hz. Yunus’un pişmanlığı ile inmeliyiz İfsat olmuş toplumu ıslah etme adına, fıtratından uzaklaşanlara insan olduklarını hatırlatma adına inmeliyiz Hira’dan.

7-Bir gayemiz olmalı

Şehrin diğer ucundan koşup gelen, ve 'ey halkım! sizden ücret istemeyen bu elçilere uyun' diyenin gayesini taşımalıyız (Yasin-21)

Arkasında bıraktıklarına (malına, makamına, eşine, işine ve aşına) bakmadan koşup gelen o kişinin gayesi gibi. Evet, Koşup gelen -ve kan, ter içinde kalan- o zatın gayesini taşımalı her müslüman.

Öyle ki; 'Ey halkım!' nidasında bulunan ve kendisine kulak vermeyenlerin tehditlerine aldırış etmeyen bu dertli -isimsiz- kahraman, ulvi gayesinin/ mücadalesinin sonunu ölümle (şehadetle)  sonlandırdığı halde gayesinden asla vazgeçmemiştir.

Bu zat; ne bir âlim, ne bir hafız, ne bir aydın ve ne de bir ilahiyatçı idi. Bu, vicdan ve iman sahibi bir zattan başkası değildi.

Veya her Müslüman 'insanlardan her hangi bir ücret beklemeden' çağrıda bulunan o elçilerin gayesini taşımalı. Hani azarlanan, aşağılanan, dışlanan, taşlanan ve alaya alınan o elçiler... Yaşadıkları -her türlü- zulme rağmen, gayelerinden vazgeçmeyen o çilekeş elçiler...

Selam ve dua ile

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yunus Kuşan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Van Havadis Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Van Havadis hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Van Havadis editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Van Havadis değil haberi geçen ajanstır.



Van Markaları

Van Havadis, Van ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (432) 214 30 30
Reklam bilgi

Anket Vanspor'un içinde bulunduğu durumdan memnun musunuz?