Reklamı Kapat

Elimi öpen peygamber yada 1 Mayıs’ta günah çıkarmak

Varoluştan günümüze insanın en büyük sorunu yine insanın kendisidir. Kutsal metinlerden düşünsel üretimlere kadar insanın üreten, imar eden, düzenleyen şekil veren hatta kısmen yaratan bir varlık olduğunu söylemek gayet yerinde bir tespit olacaktır.

Söz konusu üretim, denetim, imarat işlemlerini karşılayan en kapsamlı ve yüksek değer taşıyan kavram Emek olarak karşımıza çıkıyor. Modern zamanlar aslında Emeğin talan ve yağma edildiği, edebiyatının yapılıp hakkının verilmediği zamanlardır.

İş dünyasında bir çok göbekli ismin 1 Mayıs Dünya Emekçileri günü güzellemesi yaparken geriye kalan 360 bilmem kaç gün içerisinde elinde çalıştırdığı emekçilerin haklarını tam olarak vermediklerini ve talan ettiklerini üzüntüyle gözlemliyoruz.

Ve yine müşahede ediyoruz ki söz konusu bu kapitalist, göbekli ve ensesi kalın sermayederlerin söze gelince mangalda kül bırakmadıklarını bununla birlikte dini argüman ve ritüelleri kullanmaktan kaçınmadığı da bir realite olarak hayatta pratiğini bulmaktadır.

Emri altında çalıştırdığı emekçiye asgarî ücretin altında maaş verip aylık toplantılarda ayet ve hadisleri dilinden eksik etmeyen sembol göbeklilerin bu gün 1 Mayıs güzellemesi yapmaları kadar çelişik ve sahte bir şey olamaz.Bu ucuz tavırlara şahit olmak ister istemez bu konuyu kaleme almaya zorladı beni.

 Halbuki içerisinde yaşadığımız toplumun dinî ve kültürel hafızasında Emek ve emekçiye dair önemli argümanlar mevcut.

Bir “peygamberin el öpmesi” bence basite alınacak bir durum değildir.Nedir olay gelin birlikte bakalım;

Bir sahabe diyelim.İsimler üzerinde durmaya gerek yok.Bizim için olay önemli. Peygamberle birlikte savaşa katılmış.Savaş dönüşü peygamber etrafındakilerle tokalaşıp onları tebrik ediyor.Orada köşede bir yerde  durdugu rivayet edilen bir sahabi peygamberin ellerini incitir diye nasırlı ellerini uzakmatkan çekinir.Sahabiye Peygamber Aleyhisselamın mukabelesi…

“Ellerimden testere, keser, kazma, kürek, çekiç hiç düşmüyor. Bu yüzden ellerimin yumuşaklığı gitti, sertleşip nasırlaştı." Bu söz üzerine Peygamberimiz (s.a.v.), Muâz Hazretlerinin alnını (bir rivâyette ellerini tutarak avuç içlerini) öptü ve: "(helal rızık için çalışan) bu ellere ateş değmez.”Demiştir.

Modern kapitalist dünyada emek ve emekçiye verilen değer sadece şekil boyutuyla karşımıza çıkmaktadır.

Dini gelenekte ise peygamberin el öpmesi emeğe hakkıyla saygıyla gösterilen bir sembolik değer olarak önem arz etmektedir.Aslında bu olaydan anlaşılıyor ki peygamber orda bir insanın elini öpmedi.Emeği kutsadı, öptü ve alnına koydu.

Yine aynı peygamber şunu söylüyor;

“Her kimin kardeşi hizmetinde çalışırsa yediğinden yedirsin, giydiğinden giydirsin, onlara güçlerini aşan yükler yüklemesin. Ağır işler yüklerseniz bizzat yardım ediniz.''

 

İşte ölçü budur.

Bu yüzden sen çalış ben yiyeyim mantığıyla hareket eden kapitalizm ve kapitalist bu dini ve tarihi pratikleri gördükçe uykuları kaçmaktadır.

Bu gün vesilesiyle tüm kapitalist sömürgen haramzadelere veyl olsun.

Emek ve Emekçinin hakkettigini hakkıyla aldığı bir dünya düzeni duasıyla ...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ramazan Yıldırımçakar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Van Havadis Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Van Havadis hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Van Havadis editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Van Havadis değil haberi geçen ajanstır.



Van Markaları

Van Havadis, Van ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (432) 214 30 30
Reklam bilgi

Anket Keledoş Yemeği Hangi İlimize Aittir?