İnsan hakları, eşitlik ve kişisel sorumluluk

İnsan olmanın insana kazandırdığı haklar vardır. Hayatın kaynağı olan, satın alarak elde edilmeyen, doğal olarak sahip olunan haklardır insan hakları.

Her insanın sahip olduğu bu haklar nelerdir, kaç tanedir? Haklarımızın bize verdiği güçle haklarımızı savunabiliyor muyuz? Yoksa haklarımızı savunmak sadece insan hakları savunucularına mı bırakılmıştır? İnsan haklarını koruma yükümlülüğü sadece devletin ve kanunların yükümlülüğünde midir?

Kişisel haklarımız, öncellikle onurumuzu korur.

Çoğu insan, sahip olduğu hakların neler olduğunu bile bilmemektedir. Bazı haklarından haberdar olmadıkları gibi, bu hakların kendisine verdiği yetkilerin ve sağladığı yaptırım gücünün de farkında değildirler.

İnsanların haklarını bilmelerini sağlamak insani bir görevdir. Bu tür görevler sadece insan hakları savunucularının görevi değildir. Aynı zamanda bu hakların koruma yükümlülüğü devletin olduğu kadar bireylerin de yükümlülüğündedir.

İnsan haklarının en büyük savunucusu vicdanınız olmalıdır. Sizinle aynı hakka sahip birinin hakkına tecavüz edildiğinde sizin de vicdanınız devreye girmelidir. Çünkü önlem alma yükümlülüğünüz vardır. Kişisel haklarına sahip olmanın yanında, başkasının haysiyet ve değerine, her türlü hakkına saygılı olma zorunluluğu vardır. İnsan haklarını savunmak da bir insan hakkıdır.

İnsani haklara sahip olmakla insan olunur. Bu haklara herkesin sahip olduğunu bilmeliyiz. Evrensel olan bu haklar, bütün insanların eşit olmasını sağlar. Yasalar önünde herkes eşittir. Ancak hak ihlallerini önleyecek yasalar eksikse veya yapılan muamele eşit değilse, insan, onur ve haysiyet bakımından eşit görülmüyor demektir. İnsan onuru yalnızca şiddete maruz kaldığında zedelenmez. Sahip olunan kişisel haklar, başkasının haklarını çiğneme hakkını da vermez. Hakları kullanmakta herkes eşittir. Eşitlik, aynı durumda olanlara farklı uygulama yapılmaması demektir. Hiç kimse keyfi olarak haklarından yoksun bırakılamaz. İnsani olmayan muamelelere karşı, kişilerin hukuksal yolla koruması kadar kişisel ve toplumsal koruması da şarttır. Kişilerin birbirini Yargı dışı koruma olan vicdani ve ahlaki değerlerle korumasıdır.

İnsan haklarının korunması için devlet, adalet sağlamakla yükümlüdür. Hak ihlal edildiğinde başvurulacak yer yargıdır. Hukukun işleyişini sağlayacak olan da yargısal denetimdir.

Türkiye’de, pek çoğumuzun varlığından haberdar olmadığı bir kurum var. “Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu” kısaca TİHEK. Haksızlığa uğradığını düşünen bir kişi öncelikle bu kuruma başvurmalıdır. TİHEK, res'en inceleme ve yaptırım yetkisi olan bir kurum.

Kurumun amacı; İnsan onurunu temel alarak insan haklarının korunması ve geliştirilmesi, kişilerin eşit muamele görme hakkının güvence altına alınması, hukuken tanınmış hak ve hürriyetlerden yararlanmada ayrımcılığın önlenmesi ile bu ilkeler doğrultusunda faaliyet göstermek, işkence ve kötü muameleyle etkin mücadele etmek ve bu konuda ulusal önleme mekanizması görevini yerine getirmek.”

Kurumun görevlerinden bazıları şunlardır:

İnsan haklarının korunmasına, geliştirilmesine, ayrımcılığın önlenmesine ve ihlallerin giderilmesine yönelik çalışmalar yapmak. İnsan hakları ve ayrımcılıkla mücadele konularında bilgilendirme ve eğitim yoluyla kamuoyunda duyarlılığı geliştirmek. İnsan hakları ihlallerini resen incelemek, araştırmak, karara bağlamak ve sonuçlarını takip etmek. Ayrımcılık yasağı ihlallerini resen veya başvuru üzerine incelemek, araştırmak, karara bağlamak ve sonuçlarını takip etmek. İşkence ve kötü muamele ile mücadele etmek ve bu konuda çalışmalar yapmak.

Ayrıca, Kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı yerlere haberli veya habersiz düzenli ziyaretler gerçekleştirmek ve bu yerlerdeki muamele ve koşulların iyileştirilmesi amacıyla ilgili makamlara tavsiyede bulunmak, kurumun görevleri arasındadır.

Öncelikle, bu kurumun kendini topluma anlatması, duyurması ve işlevsel hale getirmesi gerekmektedir. Sorunların çözümü için sivil toplum kuruluşları (STK) ve meslek kuruluşları ile dayanışma halinde olmalıdır. Zaten görevlerinden bir tanesi de budur.

Kuruluş amacına uygun olarak, eşitlik ve ayrımcılık konusunda aktif bir rol almak, “İnsan haklarını korumak ve geliştirmek, kişilerin eşit muamele görme hakkının güvence altına alınması için çalışmak, işkence ve kötü muameleyle etkin mücadele etmek.” olan misyonunun gereğini yerine getirmek için bir an önce yoğun bir şekilde çalışmaya başlaması gerekmektedir.

Böyle bir yapının ve kurumun var olduğuna dair kendisini hissettirmesini acil bir şekilde beklemekteyiz.

Ömer KOTLUK

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ömer Kotluk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Van Havadis Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Van Havadis hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Van Havadis editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Van Havadis değil haberi geçen ajanstır.



Van Markaları

Van Havadis, Van ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (432) 214 30 30
Reklam bilgi

Anket Web sitemize nasıl ulaştınız?