Reklamı Kapat

Kitap okumayan kimse ne kayıp eder?

Kitap okumayan kimse ne kayıp eder? Kitap okuyor muyuz? Okumalı mıyız?

Kitap okumayan kimse ne kayıp eder? Kitap okuyor muyuz? Okumalı mıyız?
Bizler, koca kâinatın içinde bir zerre bile etmeyen galaksi sisteminde, galaksi sisteminde bir zerre etmeyen güneş sisteminde, güneş sisteminde zerre bile etmeyen mavi gezegen yani dünyada ise zerre bile etmeyen varlıklarız.

Evvelini bilemediğimiz bir zaman dilimi ve genişlik ve büyüklüğünü bilmediğimiz bir evrenin içinde misafir olan bizler ne kadar farkındayız bu muazzam varoluşun zamanın, mekânın ve içindekilerin. Bunu bilmeye ne ilmimiz yeter ne de haddimizedir. Şöyle düşünelim dünya ile güneş arası mesafe 149,5 milyon km ve ışığın dünyaya ulaşması 8,44 dakikadadır, güneş yok olsa 8,44 dakika sonra farkına varırız. Güneş dünyadan 1.300.000 kadar büyüktür.

Sadece gözlerinizle görebildiğiniz gökyüzüne kaç tane güneş yerleştirebilirisiniz? Düşünün ve bir kez daha hayal edin galaksi siteminin büyüklüğünü ve kâinatta bir zerre olamayan galaksilerden tahmini olarak 360 milyon adet olduğunu düşünürsek biz ne kadar küçük kalıyoruz. Evreni; siz hayal edin genişlik ve büyüklüğünü zamana ve mekâna göre tasarımını.


Yazdıklarımın kitap okumakla ne alakası var? Böyle bir sorduğumda cevabı gayet net ve açık: çok alakası var. Çünkü bizler kitap okumayı sadece elimize aldığımız birkaç sembol harflerin birleşiminden oluşan kâğıtların toplamını zannederiz. Oysaki öyle değildir. Yazılı kitaplar sadece muhteşem bir ilmin birkaç başlığını belirtecek özet bir ilimdir. Önemli midir? Evet, çok önemli şöyle ki; bir insan evrenin kâinatın küçük bir numunesidir. İnsan yapısını incelediğimizde, koca bir evrenin küçük bir numunesi olduğunu pekâlâ park ederiz. Mesela; her bir organımızın tıpta dalı var, birçok doktoru ve her bir dalın da çeşitli alanları var. İnsanoğlu var olduğundan beri küçük kâinat (insan) üzerinde araştırma yapmış tecrübe edinmiş ve etmeye devam etmektedir lakin koca kâinatta nasıl ki tam bir ilim edinmemişse küçük numunesi hakkında da hala yeteri ilime sahip olamamıştır.


Kitap okuma iki şekilde olur: Kâinat ve içindekileri okumak diğeri ise; kâinatta esinlenerek edinilen tecrübeleri kâğıda kalemle aktarılan yazılı ve kulaktan kulağa aktarılan sözlü kitaplarını okumak. Her bir insan bir fikre sahip bir pencerenden kâinata ve içindekilere bakar ve bunu yazıya döker ya da sözlü edebiyatla aktarır akabinde başka insan bunu okuduğunda ve dinlediğinde bu insan iki insanın fikrine ve farklı iki pencereden bakışın toplamına sahip olur. Bir yazar düşünün 100 insanın eserini okumuş olsun.

Eserleri okuyan 101 kişinin evrene ve içindekilere bakışına sahip olur. Bir penceresi 101 pencere olur. 101 pencereden evreni ve içindekileri daha net, aydın görmeye başlar epifiz (kalp gözü) gözüyle. 100 kişinin eserini okuduğunda 100x100 kişinin bakış açısına sahip olur. Bu böyle devam eder. Koca evrene artık birçok insanın penceresinden bakmış olur yanı bir insanken birden çok insan olur bir değer, kıymet iken birden çok değer kıymet mahiyetinde olur. Başta bir insan değerindeyken şimdi binler insan değerinde olur. Bu binler pencereden kâinat kitabını okuduğumuzda lezzetini siz tahmin bile edemezsiniz.

Aklınız iyi eğitim almış bir hâkim, zihniniz evreni iyi kavramış değerini haz etmiş bir varlık. Beyniniz haddini bilecek kadar hem cesur hem de acizliğini kavrayacak kadar yiğit. Kalbiniz evrendeki her canlığı kapsayacak kadar merhametli, gözleriniz evreni ve içindekileri hayranlıkla seyredecek bir dürbün. Kulaklarınız böcekten tutun yaprağın, suyun tüm canlıların sesinin ahengi hissedecek kadar hassas müziğini duyacak kadar muazzam bir duygu aracına dönüşür.

Gözleriniz evrende hiç bir insanın ve canlının çirkin olmadığını görecek kadar muazzam bir ilim sahibi varlık oluverir. Benliğiniz evrendeki her varlığı evrenin birer parçası olduğunu hayatın bir parçası ve gereği olduğunun farkına varacak kıymeti ve değeri olacak şekilde hissedecek bir empati yeteneğine sahip olacaktır.

Okuduğunuz evrendeki her sahife size muazzam bir şekilde müzzeyen edilmiş milyarlarca renk ve koku ses ile ahenk içinde harmanlanmış evreni ve içindekileri görebileceksiniz. Daha sayacağımız çok şeyler var. Eğer kitap okumazsak hem evren kitabını hem de yazılı ve sözlü kitapları anlamayacak haberdar olamayacak kadar bizler, zavallı birer cahil ve hiçbir şeyden anlamayan nefsini düşünen nefsi için her şeyi yapacak mahlûkat oluveririz maazallah.

Kitap okumaya başladığımızda elde edeceğimiz değeri siz düşünün okumayınca neler kayıp ettiğimizi hissedebildik mi? Hiç düşündünüz mü, her gün yüreğine ve yüzüne baktığınız dostunuzun yüzündeki ve gönlündeki geometrik düzene, göz penceresinden girip gönlüne bakabildiniz mi? En son ne zaman bir yaprakla muhabbet ettiniz? Bir karıncaya ihtiyacın nedir, sordunuz mu? Sokakta gezen kedi ve köpeklere: Siz de bu evrende bizler gibi misafirsiniz var mı bir ihtiyacınız, diye sordunuz mu? Ya da yolda geçerken onlara da günaydın dediniz mi? Ve selam.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsa Can


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Van Havadis Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Van Havadis hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Van Havadis editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Van Havadis değil haberi geçen ajanstır.



Van Markaları

Van Havadis, Van ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (432) 214 30 30
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşı denemeleri için gönüllü olur musunuz?