ZİYA EFENDİ İLE SEVDAMIZ (7)

ZİYA EFENDİ İLE SEVDAMIZ (7)

Ziya efendi ile olan sevdamız uzun sürecek gibi. Nedeni ise onun derdi, rant ve çıkar  bizim ise memleket meselesi…

Onun derdi, devlette yakın duran kişileri itibarsız duruma düşürmek babında, iftira atması, bizim derdimiz ise, neden insanlara iftira atıyorsun diye karşı durmak….

İşte sevdamız bundan ibaret..

Ziya efendi beni bir çok kez Mahkemeye verdi, fakat en sonunda kendisi tuzağa düştü. Bize tuzak kurarken, kendisinin kazdığı tuzağa düşmesi ilahi adaletin gücü işte.

Diyorlar ya “Allah tuzak kuranların tuzağını bozar” Evet aynen öyle, Yüce Rabbim tuzak kuranların tuzaklarını başlarına yıkar…

Beni Mahkemeye vermekle yetinmeyen Ziya Efendi, bu kez kalktı beni PKK destekçisi diye ve “ Terör örgütü bana yazı yazdırmış” diyerek Terörle Mücadele Polisine şikayet etti. Yani ihbar etti.

Evet Ziya efendi işte buraya kadar.

 İhbarcı olduğun alenen ortaya çıktı. İhbarcı demenin ne olduğunu, ihbarcının neyle eş değer olduğunu biraz araştırmanı tavsiye ederim.  Öncelikle bunu belirteyim! Terörle Şube Müdürü Polislerine ne kadar teşekkür etsek azdır.

Bir insan ancak bu kadar nazik olur, bir insan ancak bu kadar mütevazi olur, bir insan ancak bu kadar  devleti savunur, bir insan ancak bu kadar vatandaş ile devlet arasında köprü olabilir. Terörle Şube Birimi Polislerinin bu kadar iyi olduklarını bana anlatsaydılar, belki inanmayabilirdim. Ama gözlerimle gördüm ve bizzat yaşadım. İşte böyle polisler oldukları sürece, ne vatandaş devletine şüphe ile bakar, ne de, insanların terör örgütlerin kucağına düşmesine imkan verilebilir.

Her zaman demişim ve demeye devam edeceğim. Devlet benim için her şeyin üstesinde gelir.

Ziya efendinin yaptığı taktik, tamamıyla Kripto FETÖCÜ’lerin uyguladığı bir taktiktir. Demek ki sistem böyle işliyor muş.

Devletine, bayrağına en çok sadık kimler varsa, onlara bir şekilde, bir kulp bularak iftira atmak kaydıyla, devlette olan bağını zayıflatmak.

Olmadı Ziya efendi olmadı. Bu sefer çok sert bir kayaya çarptın. Kayaya çarptın ve zonk yaptın…

Ziya efendi sen değil, senin yetmişyedi sülalen gelse, beni devletime ve bayrağıma karşı soğutamaz.  Senin gibi insanlar, temiz kalpli insanlara böylesi çirkin iftiralar atarak, bünye olarak birazcık zayıf olan insanları terör örgütlerinin kucağına atmadı mı?

Bir sağdan bir soldan diyerek, gencecik bedenleri çürümeye terk etmedi mi?

 Geçti Ziya efendi geçti artık. Senin karşında artık ne FETÖCÜ Polisler var, ne de FETÖCÜ savcılar var. 

Ziya efendi senin karşında artık cahil insanlar da kalmadı. Bak benimle çok uğraştın. Biliyor musun sebebi nedir? Sebebi, ben senin çetene dahil olmadım. Ben, senin rantın için savunduğun kurum Müdürlerinin üç-beş kuruşuna tenezzül etmedim.

Ben, senin gibi,  MEMLEKETİMİ, DEVLETİMİ, BAYRAĞIMI çakallara, rantçılara, çıkarcılara satmadım. satmam da…

Ziya efendi, beni TERÖRLE Mücadele Şube Müdürlüğüne yalanlarınla İHBAR ettin. Ama bilmediği bir şey vardı. Allah’ın büyüklüğü ve insanların omuzlarında sürekli duran iki meleğin var olduğunu  unuttuğu..  Çünkü insanlar her yaptıklarına şahitlik eden iki melek var.

Kirâmen kâtibin; iki melek olup, biri insanın sağında, diğeri solunda bulunur. Sağdaki melek, iyi iş ve davranışları, soldaki ise kötü iş ve davranışları tespit etmek ve yazmakla görevlidir. Bu melekler, kıyamet günü hesap sırasında yapılan işlere şahitlik de edeceklerdir. Kur’an’da bu melekler hakkında şöyle buyrulur:

“İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen yazmaya hazır bir melek bulunmasın.” (Kâf Sûresi, 17- 18)

“Şunu iyi bilin ki üzerinizde bekçiler (koruyucular), değerli yazıcılar vardır. Onlar, yapmakta olduklarınızı bilirler.” (İnfîtâr Sûresi, 10-12 Ayrıca bk. Zuhruf Sûresi, 80)

Alimlerin ifade ettiğine göre, ayette yer alan “rakîb” kelimesi gözetici; “atîd” ise daima (insanın yanında) hazır bulunan meleklerdir.

 Ziya efendi, bir ara senin gibi Naif efendi de beni Kandile şikayet ediyordu.  İkinizin de unuttuğu bir şey var, benim Avukatımın çok güçlü olduğu.. Benim öyle bir Avukatım var ki, ikinizin de gücü yetmedi. Naif efendinin de gücü yetmedi. Senin de gücün yetmeyecek…

Peki ziya efendi neden ve niçin benimle uğraşıyor…

Devamı yarın…….

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ayhan Yazlık - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Van Havadis Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Van Havadis hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Van Havadis editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Van Havadis değil haberi geçen ajanstır.



Van Markaları

Van Havadis, Van ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (432) 214 30 30
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşı denemeleri için gönüllü olur musunuz?