ZİYA EFENDİYE OLAN SEVDAMIZ (1)

Evet, başlığa baktığınızda belki farklı düşünebilirsiniz, ama emin olun Ziya efendi ile aşkımız çok renkli geçiyor…

Aşık olmamak mümkün değil, bir bakışta insan “Şıp diye” aşık oluveriyor Ziya efendiye.. Boyu, posu, kaytan bıyıkları, çerçeveli gözlükleri, çantası, Fındık topuklu ayakkabıları vs. vs. varken aşık olmamak mümkün değil…

Geçtiğimiz gün, Ziya efendi ile Mahkememiz oldu. Bu Mahkeme Ziya efendi ile olan bağımızı öyle bir hale getirdi ki, anlatması ve tarifi mümkün değil. Ziya efendi meslektaşımız olduğundan, ona gelen her türlü dış güçlere karşı, koruyacağıma emin olabilirsiniz. Mahkeme salonunda da söyledim! Yazılarımızda bir birimizi eleştirebiliriz ama herhangi bir dış güce ve dış güçlerin saldırısı karşısında, Ziya efendiyi kesinlikle koruyacağıma ve ona siper olacağıma dair herkes emin olabilir.

Evet, değerli okurla biraz da konunun özüne inelim:

Geçtiğimiz günlerde, sözde kendisini tehdit etmişim diye beni mahkemeye vermiş. İki ayrı dosyadan  Mahkemeye vermişti. Birisinden daha önce aklanmış yani haklı görünmüştük.

İkinci ise, geçtiğimiz hafta adliye koridorlarında, Ziya efendi ile karşı karşıya geldik.

Duruşmaya, Mahkeme heyetine ve emniyet güçlerine olan saygımdan ötürü biraz erken gittim. Çünkü hukuk olmazsa Ziya ve Ziyagibiler, bize nefes aldırmazlar….

Ziya efendi, Adliyeye benden bayağı sonra geldi. Ziya efendinin kimseye saygısı olmadığı gibi, Mahkeme heyetine de saygısı olmadığından, duruşmaya benden sonra geldi. Zira, Ziya efendi saygı nedir bir türlü öğrenemedi.... 

Benden sonra gelmesine rağmen ve beni net bir şekilde  görmesine rağmen beni görmemezlikten geldi.

Ama bizler, kendimizi bilen insanlarız, bizler Anadolu’nun kadim topraklarında dünyaya gözlerini açan hürmet ve saygıyı bilen insanlarız.

İnsanlık bizden olsun diyerek, Ziya efendiye yaklaştım Allah’ın selamını verdim. Önce Allah’ın selamını almadı. Bir kez daha Allah’ın selamını verdim. Başka çare olmadığını anlayınca bu kez istemeyerek te olsa selamı aldı.

Kendisine Ziya bey, nasılsın iyi misin? Durumun nasıl diye konuşturmaya çalıştım..

Ziya efendi, Nuh diyor peygamber demiyor… Ziya bey, “Çocuklar gibi küsmeye ne gerek var. İnsan bazen karısı ile tartışabiliyor. Bu tartışma sonucu hayat boyu küsmeye gerek var mı?

Bizler olgun insanlarız. İnsanlar konuşa konuşa, hayvanlar koklaşa koklaşa anlaşır. Bizlerde insan olduğumuza göre, konuşarak çözemeyeceğimiz bir şey kalmaz.

Bana, millete daha doğrusu günahsız kişilere iftira atmakla eline ne geçiyor”  Bunun üzerine Ziya efendi, “sen beni yazarken eline ne geçiyorsa, benimde elime o geçiyor. Duruşma salonunda görüşürüz” diyerek, çocuklar gibi benden uzaklaşmaya başladı.

Duruşma salonuna geçmek üzere, salondan bir ses; “ Ayhan Yazlık, Ziya Türk” duruşma salonuna… diyerek bizleri duruşma salonuna aldılar….

Duruşma salonunda neler oldu neler….

Yarın ki yazımda anlatmaya çalışacağım….

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ayhan Yazlık - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Van Havadis Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Van Havadis hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Van Havadis editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Van Havadis değil haberi geçen ajanstır.



Van Markaları

Van Havadis, Van ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (432) 214 30 30
Reklam bilgi

Anket İran sınırı açılmalı mı?