ŞER ODAKLARININ DEĞİRMENİNE SU TAŞIMAYIN

Kıymetli okurlar; Son dönemlerde, Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde Türk ve Kürt halklarının arasında tırmanan gerginlik ve olaylara baktığımızda, çıkan kardeş kavgasına bir çoğumuz şahit olmuşuzdur.

Gerçi her ne kadar bazı kesimler tarafından PKK ve yandaşları bu olayları çıkarıyor diye dile getirilse de, işin aslı tamda o şekilde olmadığı ortadadır.

Tabi hiç kuşkusuz; Bu söylem kısmen de olsa doğru olabilir.

Çünkü, sizde taktir edersiniz ki böylesi karanlık, puslu ve kaos ortamlarını kendi kötü emelleri ve çıkarları için kullanmak isteyen illegal örgüt ve şer odakları olacaktır.

Bu kaçınılmaz bir durum!

Aslında bu olayların acı ve vahim olan diğer tarafı da yıllardır bu topraklarda oynanan bu kirli oyunun, şimdilerde de yurt dışına taşınarak, yani gurbetçiler üzerinde oynanmasıdır.

Dikkat ederseniz yıllardır, bazı Kürt yetkililer tarafından yapılan barışçıl ve ılımlı açıklamalar ve hatta son günlerde, DEM partinin ağır toplarından ve temsil ettiği halk üzerinde söz hakkına sahip olan, Sn. Selahattin Demirtaş ve  Sn. Leyla Zana'nın da bu yöndeki açıklamaları bile bu kirli eller tarafından yok sayılarak, engellendiğine şahit olmuşuzdur.

Sn. Altan Tan'ın da dediği gibi, tabiri caizse kulakları çekilerek ayar verilmeye çalışılmıştır.

Ayrıca geçmiş yıllarda da barış umuduyla açıklama yapan çatışma ortamı istemeyen, bazı ılımlı Kürt partili siyasetçiler de bu karanlık güçler tarafından, partiden uzaklaştırılarak pasife edilmesi de çözüm ve barış istemeyen bu kirli ellerin işi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Fakat! En önemlisi her kesimin çıkarına olacak biçimde, bu ülkede kaos ve savaş ortamını yaratmak isteyen şer odaklarına karşı kardeşlik saflarını sıkılaştırarak, tıpkı Amed spor taraftarının hafta sonu hep bir ağızdan istiklal marşını okuduğu onurlu duruşu gibi tüm kesimlerin örnek olması bu topraklarda yaşayan halkların yararına olacaktır.

Geçmiş yıllara baktığımızda, özellikle askeri darbeyle ülke yönetimini ele geçirenler, Kürt halkının politik olarak asimile, inkâr ve yok sayma gayretleri içinde olması ve ayrıca perdenin diğer tarafında da bu toprakların asli unsuru ve %99'u Müslüman ve dinine bağlı olan Kürt halkının temsil ettiğini iddia eden DEM partinin, solcu gurubun eline geçerek İslamiyet'ten uzaklaşması da muhafazakâr Kürt'ler tarafından tepki alarak pekte hoş karşılanmadığı aşikardır.

Ayrıca bahse konu parti, halkın iradesinin dışına ve kuruluş amacından uzaklaşarak, emperyalist güçlerin ve devletlerin kirli maşası olarak hizmet eden, PKK örgütünün gölgesi altına girmesi ve yıllardır çözüm üretme noktasında yetersiz kalması ve bunu yan ısıra üretilen çözüm odaklı yaklaşımların da gerek bu örgüt ve gerekse örgütü kendi kirli emelleri için kullanan, ABD ve İsrail tarafından engellenerek bertaraf edildiğini de ne yazık ki görmekteyiz.

Netice de bu çatışma ortamı yüz yıllardır birlikte omuz omuza mücadele vererek, bu toprakların bütünlüğünü koruyan ve kanıyla sulanmış şanlı bayrağına sahip çıkan, bu iki Müslüman kardeş halkın birlikteliğine maddi ve manevi zarar vermektedir.

Türk ve Kürt halkına hiçbir şekilde fayda sağlamayacak olan bu gerginlik ve kaos ortamı önlem alınmaz ve toplumsal barış adına adımlar atılmaz ise, korkarım ki! Bu olumsuzluk durum, dün olduğu gibi bugünde Türkiye üzerinde planları olan ve ülkeyi kaosa sürüklemek isteyen emperyalist güçlerin ve örgütlerin ekmeğine yağ süreceği aşikardır..

Dolayısıyla oluşan bu tabloya baktığımızda, yıllardır sinsi bir şekilde bu iki kardeş halk, her seferinde karşı karşıya getirilmek ve çatışma ortamı oluşturulmak istendiğini kaygı ve üzüntüyle izlemekteyiz.

Tabi şimdi; Bu olumsuz durumu bertaraf etmek ve tabiri caizse bu şer odaklarının değirmenine daha fazla su taşımamak için, öncelikle bu ülkeyi yönetenler ve ikinci planda da, Kürt halkını temsil ettiğini iddia eden parti ve derneklerinin, yıllardır devam eden bu gidişatın silahla, acıyla ve kardeş kanı dökmekle bitmeyeceğini görmesi ve ARTIK YETER (EDİ BESE), deme vaktinin geldiğini idrak etmeleri gerekmez mi?

Ayrıca, bugünlerde tarihi bir adım olarak gördüğümüz Sn. Cumhur Başkanımızın Kürdistan bölgesini ziyareti çok anlamlı ve önemlidir. Bu yaklaşımı tüm tarafların iyi okuması gerekmektedir.

Yine yıllar önce yine Sn. C. Başkanımızın gayreti ve desteğiyle birçok engele karşı, yıkılmaz denen tabular yıkılmış ve her ne kadar bir sonuç alınmamış olsa da çözüm masası kurulmuştu, barış ve kardeşlik adına sonuç alınamayan bu masa tekrar kurulması ve ikinci bir şans verilmesi tüm toplumun beklentisidir.

Bu topraklarda yaşayan tüm halkın refahı, selameti ve ülkenin geleceği için tüm tarafların dışlayıcı, ırkçı, söylem ve eylemlerinden vazggeçerek, şapkalarını önüne koyarak, yüzyıllar önce olduğu gibi bugünde Çanakkale, Sakarya ve Malazgirt savaşlarında ki birliktelik ve kardeşlik ruhuyla hareket ederek,

Toplumsal barışın sağlanması, huzur ve güven ortamının oluşturulması ve ülke ekonomisinin de daha çok yıpratılmaması adına, çözüm sürecinin tekrar başlatılması ve ayrıca, Kürt'lerin uzun yıllardır dile getirdiği temel ve anayasal haklarının yanında, çatışmaların da etkisiyle yıkıma uğrayan bölge ekonomisinin de kalkındırılması, artık kaçınılmaz bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bunun yan ısıra; Genel af, anadilde eğitim, vs. gibi ana başlıklar altında oluşan meşru, hukuki ve haklı taleplerinin de anayasa da güvence altına alınması için gerekli adımların atılması durumunda, hem ülke üzerinde oynanan bu kirli planlar bertaraf edilecektir, hem de tüm toplumun yararına olan huzur ve güven ortamı sağlanacaktır.

Hiç kuşkusuz, gerçekçi olmak gerekirsek, çatışma ve savaş ortamı bu topraklarda yaşayan kardeş halkların yıllardır olduğu gibi, bundan sonrada acı ve sıkıntı yaşayacağı ve biraz öncede belirttiğim gibi sadece ve sadece ülke içindeki şer odaklarının ve Türkiye üzerinde kirli planları olan ülkelerin ve örgütlerin çıkarları doğrultusunda hizmet edeceği aşikârdır.

Bu sebeple; Şayet istendiği taktirde bu kötü gidişata hep birlikte tek yürek dur diyebiliriz. 

Bu mümkün.

Selam ve dua ile...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Çetin Çevirel - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Van Havadis Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Van Havadis hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Van Havadis editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Van Havadis değil haberi geçen ajanstır.



Van Markaları

Van Havadis, Van ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (432) 214 30 30
Reklam bilgi