Başlı Başına Bir Nasihat

Değerli okuyucularımız Mübarek Ramazanı Şerifin sonlarına yaklaşırken bu hikmetli günlerin kıymet ve
sevaplarına nail olma duasıyla herkese dua ve selamla başlamak istiyorum.
Değerli okuyucularımız, beşer olarak bu fani alemde, nefis ve arzularımızın dur durak bilmeyen istekleri, bizleri bizleri bilinmeyen mezralara çekerken, ölümü sık sık, hatırlayıp, gideceğimiz gerçek yurtlarımızın istikametinde amel işlemek en
doğru tesellimiz olacaktır.
Yaşam rotayı sürekli ileriye doğru dümen kırarken, maalesef ölüm her gün insanoğlunu, biraz daha kendine
çekmektedir. Yani her gün dünyadan biraz uzaklaşıyor, ebediyetin imtihan dünyasına yaklaşıyoruz. Gün yok kiaramızdan annelerimizi, babalarımızı, kardeşlerimizi,
akrabalarımızı, komşu ve arkadaşlarımızı ebediyete yolcu olarak vermeyelim. Peki bu sevdiklerimizi bir bir
kaybederken bir gün sıra bize de gelecek muhasebesini yapıyor muyuz? Ya da başımızı yastığa koyduğumuzda bir maziye daldığımızda,
sevdiğimiz ve yakınlarımızın, geçmiş anlarını bir bir kafamızda canlandırıp bunun özlem ve üzüntüsünü yaşıyor muyuz? Evet değerli okuyuyucularımız,  belki aramızdan bazı kişiler ölümü aklına getiremeyecek kadar, gaflette olan insanlarımızda yok de-
ğil.Bizde bu tür arkadaşları-
mıza diyoruz ki: yaşadığımız hayat ne kadar gerçekse,ö-
lüm de o kadar gerçek ve belli başına düşünen insana bir nasihattır.
Eğer bizler mümin olarak cennetin birer adayları olmak istiyorsak ölümün na-
sihat dolu gerçeğinden ders alıp, her zaman Allahı ve ölü-
mü hatırlayan bir kul olarak günaha aşina olmayan kullar olmalıyız. Bizleri sakın dünya malının verdiği ihtiraslar rehabete getirmesin.
Çünkü bu can ve nefesin bile bize emanet olarak verildiği bu dünyada, kendi elimizle yaptığımız iyiliklerden
başka bir sermayemiz yoktur. Yunus Emre’nin değişiyle;
Mal sahibi mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi,malda yalan mülk de yalan, varda biraz sen oyalan.Evet değerli okuyucular, makamlar, mev-
kiler, şan ve şöhretler, zenginlikler, yatlar, katlar, bizim
değildir.Yedirdiğimiz, içirdiğimiz, giydirdiğimiz ve yaptığımız iyilikler bizimdir. Tıpkı bir insanın öldükten sonra nasıl cesedi toprak olup, ru-
hu kalıyorsa, bu dünyaki sahip olduğumuz şeyler de bu
dünyada kalıp, yaptığımız iyilik amelleri bizimle kalacaktır.
Değerli okuyucularımız, her gece başımı yastığa koydu-
ğumda, ölümü hatırladığım zaman, daha düne kadar aramızda olupta, şimdi kay-
bettiğimiz akraba ve sevdiklerimizi düşündükçe, tüylerim diken diken oluyor, vücudum soğuyor, tir tir titreyerek doluyorum. Ölumün soğuk yüzünün tesirini yaşıyorum.Cenabı Mevlam bizleri doğru yoldan ayırmasın. Hz Ebubekir’in deyişiyle, İnsanların fakirlikten korktuğu kadar, eğer Allahın cehenneminden de o kadar korksaydı, halbuki ikisinden de kurtulacaktı. Evet biz de şimdi diyoruz ki: Eğer insanların bu dünyadaki emanet
olarak verildiği dünya malına
o kadar tapıyor ki, eğer ebe-
di dünyayı ve ölümü düşün-
seydi, dünyayı cennete tercih etmezdi.
Sevgi ve saygılarımla

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nevzat Aksoy - Mesaj Gönder

# zaman

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Van Havadis Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Van Havadis hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Van Havadis editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Van Havadis değil haberi geçen ajanstır.



Van Markaları

Van Havadis, Van ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (432) 214 30 30
Reklam bilgi