GECEKONDU DUVARINDA ADIN YOKSA SEÇİLEMEZSİN

Fransız İhtilali’nden hemen sonra…

Tutuklanmış olan 16. Louis ve karısı Marie Antoniette giyotinle idamlarını beklerken, ihtilal öncesinden beri varlığını devam ettiren meclis, yönetimi fiilen ele aldı. Fakat bu meclis tek sesli değil, deyim yerindeyse “her kafadan farklı bir ses çıkan” bir meclisti.

Çağ açıp çağ kapatmış olan kanlı bir devrimin ardından radikal değişimleri savunan ve Jacobin diye adlandırılan Cumhuriyet taraftarı bir grup mecliste sol tarafa, kralın yerinde kalmasını isteyen, radikal değişimlere karşı, muhafazakâr bir grup da sağ tarafa oturmuşlardı.

Yaklaşık 250 yıldır kullanılan, literatürdeki sağ-sol kavramının başlangıç hikâyesi budur. Elbette kavram, semantik olarak birçok değişiklik yaşamıştır. Günümüzde; emek/emekçi merkezli, dogmalardan azade, insan, hayvan, doğa haklarına, farklı yaşam biçimlerine saygıyı gözeten, dinî, mezhepsel , etnik ayrımcılığı yok sayan paradigmalar bütünü “sol”; muhafazakâr değerleri ön plana alan, genellikle bir etnisite ve/veya din ekseni üzerinde oluşagelmiş kutsalları ön plana alan siyasi gelenek de “sağ” olarak adlandırılabilir.

CHP’nin sol parti olarak konumlandırılması da devrimci ve Cumhuriyetçi kadrolar tarafından kurulmasından ibarettir, maalesef bununla da sınırlı kalmıştır. Üstelik kurucu kadro, devrimin başlangıç sürecinde “emsallerine göre biraz fazla demokratik” davrandığından olacak, Cumhuriyet’in ve kazanımlarının düşmanlığı da günümüze kadar, üstelik de her geçen gün daha da güçlenerek devam etmiştir, etmektedir.

73 yıldır tek başına, 44 yıldır da koalisyonla da olsa iktidara gelememiş olan CHP, son seçimde gene umduğunu bulamazken ne yazık ki başarısızlığa yönelik teşhisi de doğru koymaktan uzak… Halen isimler üzerinde tartışılıyor olması, CHP’nin teorik derinlikten hâlâ ne kadar uzakta olduğunu gösteriyor.

İddia ediyorum…

Gerekli değişim yukarıdan değil, tabandan başlamalıdır. Fabrikalar, emekçiler ikna edilmelidir. Üniversite teşkilatlandırılmalıdır. Gecekonduya hitap edilmelidir gecekonduya! Heyecan, ezilmiş sınıflardan başlatılmalıdır. Şehrin kenar mahallesindeki duvarlarda adın kırmızı boyalarla yazılmamışsa, iktidara gelemezsin.

İsterse oyun yüzde 15’e düşsün. Nitelikli onbeş, kuru kalabalık yirmibeşten iyidir. En azından, anayasada tanımlı protesto hakkını, “sokağa çıkma” hakkını, sokakta etkili olabilecek bir kitle ile kullanırsın…

Kim aday olursa olsun…

O heyecanı tabanda görmeye yönelik adım atamayacak olan, önceliği bu olmayan genel başkan yeni yenilgilere hazır olsun…

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Umut Gerçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Van Havadis Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Van Havadis hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Van Havadis editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Van Havadis değil haberi geçen ajanstır.



Van Markaları

Van Havadis, Van ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (432) 214 30 30
Reklam bilgi