vanhavadisgazetesi @ hotmail.com

15 TATİL VE KARNE

Öğrenciler arasındaki deyimle geldi çattı ‘’15 tatil’’. Asıl karne zamanı geldiğinde, alınan sonuç bazı aileleri sevindirirken bazı ailelerde de hayal kırıklığına sebep oluyor.Ailenin tutum ve davranışları, çocuk ile kurulan iletişim ve ilişkilerinin niteliği okul başarısını etkiliyor. Asıl unutulmaması gereken; öğrencinin okul notları akademik başarısını gösterse de, başarısız olduğu dersler başka alanlarda başarılı olamayacağı manasına gelmiyor. Bu bağlamda ebeveynlerin yaptığı pek çok hatalı tutum ve davranış var; çocuklarının başarısızlıklarından çoğu zaman kendilerine pay biçmeyen ebeveynler, öfke ve kızgınlıklarını çocuklarına yansıtmakta ya da diğer yaşıtlarıyla kıyaslamalar yapmakta. Öfkeler, suçlamalar ve muhakemeler çocukların bünyesinde geri dönülmez yaralar açmakta; stres, kaygı, güvensizlik, özgüven eksikliği ve kendini değersiz hissetmeye yol açabilmektedir. Çocuğunuzun notları ister düşük ister yüksek olsun, vereceğiniz tepki onun gelecekteki yaşamını olumlu ya da olumsuz etkileyecektir. Asıl bu kadar girişten sonra ‘’hoca ne yapacağız kısmına geç’’ diyorsunuz haklısınız.

YAPILMASI GEREKENLER

1-İletişim Ama Nasıl Çocuk ile mutlaka sıhhatli bir iletişim olması gerekir.Burada büyük yük annelerde.Anne çocuk ilişkisi ne kadar sağlıklı olursa mutlaka derslere yansıyordur.Derslerde başarısız olma sebeplerini çocuktan dinleyin sonra ortak bir yol haritası çizin.Bu derslerin hayat boyunca nasıl ve nerelerde kullanılacağını anlatın.Konuşarak onu ikna edin. Başarı mutlak gelecektir.Tecrübe edilmiştir.

2- Aşırı tepki ya da tepkisizlik Çocukların iyi bir geleceğe, güzel bir kariyere sahip olması isteniyorsa onların yüksek özgüvenle ve komplekssiz bir şekilde yetişmesi gerekir. Çocukla anne arasında sınırsız sevgi şart. Ancak burada aşırıya da kaçmamak lazım. Yani doğru bir davranışında, iyi bir karne aldığında çok fazla yüceltilmemesi gerektiği gibi kötü bir karne almışsa da çok fazla yergide bulunmamak gerek. Eleştirilerinizi ve övgülerinizi çocuğunuzun karakterine, kişiliğine yönelik değil davranışlarına yönelik olmalı

3-Katılık ve Disiplin Öğrenciyi disipline etmek hiçbir zaman sertlikle, şiddetle sağlanmaz. Şiddet, vurmak, bağırmak, sözlü saldırı veya korkutmak vb. bunlar terbiye şekli değildir.Çocuğun gelişiminde olumsuz etki eder. Çocuk daha çok söz dinlemez, aksi bir insan olur, o çocuğu disipline etmek daha da zorlaşır. Bir yetişkin olduğunda önüne geçilemez problemler yaşamasına neden olur. Çocuğu ödülle veya cezayla nasıl terbiye edebileceksek ona yönelelim. Ceza, sevdiği bir şeyden mahrum etmek olabilir(Bilgisayar,tablet,telefon vb.). Ödüllendirmek ise sevdiği veya istediği bir şeyi almak olabilir. Ancak bu durumlarda da aşırıya kaçmamak önemlidir. Her iki durumda da çocuklar yarıyıl tatillerini yapmaları gerekir ve dinlenmeye ihtiyaçları vardır. Kesinlikle çocukları tatilden mahrum ederek ceza vermeyin.

4-Komşunun Kızı ve Oğluyla Kıyaslamayın Temeli sağlam olmayan bina, çökmeye mahkumdur. Bu nedenle küçük yaşlardan itibaren çocuklar arasında yapılan kıyaslamalar, ileride büyük olumsuzluklara yol açar. Kıyaslanarak aşağılanan çocuklar özgüveni yetersiz bireylere dönüşür. Başarılı akranlarıyla kesinlikle kıyaslamayın. “O çocuğun karnesi daha güzel, şu çocuk daha iyi not almış…” Söylediğiniz buna benzer kıyaslamalar çocuğunuza yetersizlik hissi verir. Bu da ileride aşağılık karmaşıklığına yol açar. Çocuklar bu nedenlerle özgüvenlerini kaybeder. Özgüven aşılayın, çocuğu eleştirmeyin, eleştirseniz de onun zekasına, kişiliğine vurmayın.

5-Çocuğunuzun Gardiyanı değil Mihmandarı Olun Dersleri zayıf olan çocuğunuzu bütün 15 tatili boyunca ders çalışmaya zorlamanız çözüm değil. Aksine onu sıkacak ve okuldan soğumasına neden olacaktır. Ebeveynler sizler mihmandarsınız gardiyan değil.. Çocuğun gelişimine katkıda bulunan danışmanlar, mihmandarlarsınız. Çocuğunuzu sıkmayın sadece mihmandarlık yapın. Eğitim dönemi

boyunca bırakın ödevlerini kendi yapsın. Siz yol gösterin. Zayıf aldığı dersleri neden başarması gerektiğini anlatın, ikna olsun. Bu derslerin, zorunluluk değil, onun geleceğine katkı sağlayacağını bilsin. Desin ki kendi kendine, “Bu dersler sadece orada yapılması gerektiği için, zorunluluktan yapılmıyor. Bunlar benim geleceğimin, kişiliğimin şekillenmesi için gerekli olan derslerdir.”Örneğin çocuğunuzun matematiği yetersiz. Eğitim dönemi içinde her çocukta görülebilir.

EZCÜMLE Burada önemli olan çocuğa yardım etmektir, sen yardımcı olabiliyorsan yardımcı ol, ilgilenin, yol göster.. Olamıyorsan destek al, imkânların varsa öğretmenlerden, rehber öğretmenlerden destek al ya da çevrende, ailende, akrabalarında daha üst sınıflarda olan başarılı öğrencilerden, ağabey veya ablalardan destek al. Çocuğun eğitim dönemi boyunca derslerinden geri kalmasın, anlayarak öğrensin, okuldan da soğumasın.

UNUTMA HER DÖNEMDE ÇOCUĞUNA MİHMANDARLIK ET, GARDİYANLIK DEĞİL.