ÖLÜMÜN SAATİ YOK

İnsanoğlu hiç bir zaman anlamak istemedi bu gerçeği. Gözüyle görüp, eylemleriyle gömdüğü, uğurladığını asla bilmek istemedi. Çünkü, ölüm soğuktur, ölüm kaygıdır, ölüm korkudur...

Aslında ölüm gölgenin kendisidir. Karanlığın hükmedeni, bütün varlık aleminin kara bir portresidir. Yaşayanlara misafir gelecek olan, yaşamayanlara hatır sormuş ebedi bir güç. Günün ummadık bir saatinde milyonlarca insanın hayatlarını, hayallerini, dileklerini, planlarını noktalamak üzere randevusuna sadık kalan bir görevli...

Dünya hayatını kıymete bindiren, iyilere ve yüreği güzellere paha biçilmez bir değer biçer ölüm. Vefaya takdir, sadakate kurtuluş, cömert olana cenneti vaat eder. Kainatın ve bütün görünen görünmeyenlerin yek sahibi olanı hatırlatmaktır onun görevi.

Ama insanoğlu fıtratı gereği hem nankördür hem de vurdumduymaz. Dünya hayatına aldanır da aldanır. Mal ve mülk biriktirmede bir yarış içindedir hep. Dolayısıyla “ ne insan toprağa doyacak, ne de toprak insana”

Hayat işte şuan kimi yerde hüzün vardır, kimi yerde sevinç.. Bilirim şimdi bazı yerler soğuktur, bazı yerler aydınlık, kimi kalpler kırık, Kimi dünyalar yıkık, kimi duygular kayıptır. Kimi adalet peşindedir, kimi şehadet aşamasında...

Bilirim şimdi bazı çocuklar üşüyor, bazı yürekler açtır. Bazı gönüller dertli, bazı gözler uzak. Hayat işte bir yanımız yarım yamalak, diğer yanımız darmadağın. Peki ölümü Unutmak mıdır sebebi? Yoksa insanın kendi kendine yaptıkları mı? Mesela vefanın tükenmişliği, insanlık teriminin sahtekarlığı mı? Yada kalplerin katılaşması, vicdanların kalmayışı mı? Merhabaların samimiyetsizliği, çıkar uğruna kardeşin kardeşe sadakatsizliği mi?

Hani üstadın dediği gibi, ölüm bir saniye kadar yakınken; hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamanın alemi ne!” yada ölümü de öldürecek olanı bilirken onu görmezden gelmek ne ile izah edilebilir. Önüne ne zaman neyin çıkacağını bilemezsin, senden belki bir can alır götürür itiraz dahi edemezsin.

İmtihan bu bakarsın evlattan gelir, gün olur yokluktan verir. Bedeninde bir yara yada bir afat ile gelir. İmtihan bu, gün gelir kadınından gelir, gün gelir beladan gelir...

Ölümün saati yok ey İnsan!. Başın vurmadan musalla taşına, vefayı, sadakati, vicdanı ve merhametini tart. Nice senin gibi hayaller kuranlar vardı şimdi yoklar. Nicesi zengindi yemek nasip olmadı, hesabında olana Aldanma. Nasibin neyse ondan gayrısı yalan...

Unutma “Davetsiz ve zamansız gelecek olan Ölümün saati yok. ”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ercan Çiftçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Van Havadis Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Van Havadis hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Van Havadis editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Van Havadis değil haberi geçen ajanstır.



Van Markaları

Van Havadis, Van ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (432) 214 30 30
Reklam bilgi