ALLAH NE DEDİ  BİZ NE YAPTIK?

1-Allah, ‘insanlar kötülüklerden\günahlardan muhafaza olmaları için onlara kitap gönderdi ve gönderdiği kitabı da muhafaza edeceğini’ söyledi. (Hıcr-9) Fakat insan, Allah tarafından gönderilen ilahi kitabı muhafaza etme yarışına girdi. Kitabı öyle bir muhafaza etti ki insan, kimsenin elinin ulaşamayacağı yere kaldırdı. Böylesi bir muhafaza ise kitabı anlamadan okumaya neden olmakla beraber bu hayat kitabını hayattan uzaklaştırdı.

2- Allah, kullarına ‘insanlarla ilgilenin, ihtiyaç sahiplerine yardım edin, onlar sizden razı olursa sizden razı olurum’ dedi. (Zariyat-19) Fakat insan, Allah’ın rızasını kazanma adına ya toplumdan el etek çekti ya da ‘cennetlik’ zannettiği kişilerin ellerine iradelerini bırakarak, kurtuluşu onların eteğine yapışarak ve onların kapısında köle olmada buldu. Bu realite, insanı toplumda silik bir hale getirdi. Böylelikle Özgüven yoksunu, korkak ve toplumda varlıkları hissedilmeyen bir yığın oluştu. Yılın belli günlerinde günah çıkaran diğer günlerde ise rutin hayatına devam eden bu kesim, toplumda yaşanan acılara da maalesef duyarsız ve tepkisiz kaldı.

3- Allah, dine daha fazla zarar verenlerin ‘dindar görünümlü insanlar olduğunu’ söyledi. (Tevbe-107) Fakat inanan kullar, ateistleri, deistleri ve ehli kitabı daha tehlikeli gördü.

Bu bakış, at gözlüğüyle olaylara bakma ve yorumlama bakışıdır. Bu ezberin, yüzyıllardır değişmeden günümüze kadar gelmesi, bu bakış açısının hiç değişmediğini göstergesidir. Aynı inancı paylaştıklarımızın, toplumda yaptığı ahlaksızlıkları dillendirmenin dine zarar getireceği zannı, toplumda Müslimlere karşı oluşacak güvenin önünde bir set olarak durmuştur. Net olanların topluma vereceği zarar, gri tonda olanların vereceği zarardan fazla olmadığını buradan belirtmek isterim.

4-Alah, ‘Allah ile aranıza kimseyi koymayın\aracılar edinmeyin.’ dedi. (Zümer-3, Fatiha-5, Kaf-16) Fakat insanlar, Allah’a daha yakın olma adına Allah ile aralarına modern aracılar koydu.

 Bu psikolojik durum, kendini değersiz görme psikolojisidir. Umudunu yitirmiş, hayatta bir anlam bulamayanların psikolojisidir. Allah’ı kendinden uzak görme psikolojisidir. Allah’ı tanımama ve Nebi’yi anlamama psikolojidir. Allah ile arasına aracı koyma inancı-kültü, İslam’ın ruhuna ters bir inançtır. Ve son Nebi’nin en fazla mücadele ettiği inanç sistemi bu (şirk) sistemdir. Şirk, Allah’a ortak koşmak demektir. Şirk, Allah’ın kadiri mutlak olduğuna inanmamak demektir. Şirk, insan fıtratıyla uyuşmayan inanç sistemidir.

5- Allah, inanan kullarına ‘halkın içinde olun, onların sorunlarına çözümler bulun, acılarını paylaşın, sivil ve mütevazı olun’ dedi. (Enam-62)(İsra-37) Fakat Allah’a inanan dindar kullar, halka nazaran kendilerini seçilmiş ve üstün görerek halktan uzak, saraya yakın bir yaşam şeklini tercih etti.

Oysa bir dine mensup olmak, o dinin kurallarına uymak demektir. Ki dindarlık, Allah’ın -insanlığın kurtuluşu için- gönderdiği İslam’ı yaşamaktır ki bu inanç, bireyin hem kendini cehennem ateşinden koruması hem de insanlığa müreffeh bir hayat sunması içindir.

Evet, Dindarlık, halkın içinde olmak, kendini kimseden üstün görmemek ve mütevazı olmaktır. Dindar olmak, insanlarla aynı hizada durmaktır. Dindarlık, iyiliklerle donanmak, iyilik yapmak, iyi insanlar yetiştirmektir. Dindarlık, kötülerden, kötülüklerden ve kötü ahlaktan beri olmaktır. Dindarlar, toplumun vicdanı olmalıdır.

6-Allah, ‘dikkat edin, aldatıcı sizi Allah ile aldatmasın’ dedi. (Fatır-5) Fakat insanlar, kim Allah ile aldatıyorsa onu hak bildi. Kim dindar! bir şekle bürünmüş, birkaç dini kelamda bulunmuşsa bir kurtuluş reçetesi gözüyle ona bakılmıştır. Oysa İslam dinini temsil eden bir kıyafet ve şekil yoktur. (Tesettür dışında)

Hafız olmak, Arapça diline hâkim olmak, ilahiyat fakültesinden veya bir medreseden mezun olmak insanı ‘la yüsel’ yapmaz. Dolayısıyla önce insani değerlerle donanmak sonra da inancın gerektirdiği değerleri pekiştirmeli insan.  Mesela insan, Ahlak ve edep timsali birey olmayı öncelemeli ve bu vasıflara sahip insanlara güven duymalıdır.

 İnsani ve ahlaki değerler taşımayan kişi, istediği kadar kendini din sosuyla soslasın hiçbir işe yaramaz\yaramamaktadır.

7- Allah, ‘işlerinizi istişareyle yapın’ dedi. (Şura-38) Fakat insanlar, şeyhlerinin, üstatlarının, hocalarının, Seydalarının ve ağabeylerinin sözlerini sorgusuz kabullendiler. İnsanlar, emre itaat kavramını kutsallaştırarak bağlı oldukları bireyleri yüceltmeyi tercih etti. Böylelikle de liderlerinin sözlerine eleştiri getirmekten çekinen bir toplum oldular. Hz. Ömer bile Nebi A.S’ın sözlerine ‘Ya Rasullullah! Bu söz senin sözün mü yoksa vahiy mi?’ sorusunu sorar ve Nebi A.S bu soruya cevap veriyordu. Veya Nebi A.S bir işe koyulmak isterken yarenleriyle istişare etmeyi ihmal etmezdi. Uhud, hendek savaşları buna en güzel örneklerdir.

8- Allah, ‘yeryüzünde adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi ve merhameti inşa edin.’ Dedi. (Nahl-90) Fakat inananlar, despotluğu, çıkar ve menfaati yeryüzünde inşa etmeyi tercih etti.

Rabbimiz paylaşmayı insanlık ailesi için faydalı görürken bencillik ve cimriliği ise yasaklar. Hal böyleyken inanalar, kendisi dışında kimseyi görmemeyi tercih etti. ‘Hep bana’ mantığıyla daha çok bencilleşti. Oysa insan, nerede kazandığının ve nerede harcadığının hesabını Rabbine vermeden onun huzurundan hiçbir yere kıpırdamayacak. İnsan, Mal ve makamın kendisi için bir imtihan olduğu inancını her daim yüreğinde taze tutmalı ve dünyadayken elleriyle iyiliğini yapmalıdır.

9- Allah, ‘size gönderdiğim ve benim de doğru yolum olan bu kitap dışında hiçbir kitabı rehber edinmeyin’ dedi. (Taha-123) Fakat inanan kullar, üstat veya hocalarının kaleme aldığı kitapları ‘Allah tarafından yazıldığı’ (Bakara-79) zannıyla kutsallaştırdı.

Kuran, hak ve batılı birbirinden ayıran bir kitaptır. Kur’an, Müminlerin yol kılavuzu, Rabbimizin kelamı ve insanlığın kurtuluş reçetesidir. Onda şüphe yoktur. Her ayetinde bir ders, öğüt ve hikmet vardır. Hidayet sahiplerine yol göstericidir. Kur’an hiçbir kitapla kıyaslanamaz ve hiçbir kitap da Kuran ile yarıştırılamaz. Dolayısıyla, ‘Allah tarafından yazdırılmış’ diye başlayan beşeri kitapların tümü birer safsatadır.

10. Allah, ‘gönderdiğim kitap sizin için yol göstericidir. Hakkı batıldan ayıran bir kitaptır.’ Dedi. (Bakara-2) (Furkan-1) Fakat insanlar, hidayet kaynağı olan kitabı bir fal ve büyü kitabına çevirdi. Bu inanç sistemi, tefekkür, tevekkül ve dua inancını baltaladı. Kendisine yapılan muskadan büyük şeyler bekleyen insan, zamanla Allah’ın her şeye gücü yeten, her şeye şahit olan, şafi olan, kadir olan, kuluna şah damarından daha yakın olan özelliklerini unuttu. Allah’a has özellikleri bir muskaya, kişiye vermenin ŞİRK olduğunu bir daha hatırlatmakta fayda görüyorum.

11- Allah, ‘akledin, düşünün, sorgulayın’ dedi. (Enam-151)Fakat insanlar, akıllarını devre dışı bırakarak sürü olmayı tercih ettiler.

İnan kullar, duygularıyla hareket eden ve akıl nimetini unutan bir ümmet oldular.  Kuran, onlarca ayette insanları düşünmeye, sorgulamaya veya öğrendiklerini akıl süzgecinden geçirmeyi tavsiye eder. İnsanı insan kılan akıl nimetini yaşamı boyunca kullanmayan kullar ise pislik içinde bocalamadan kurtulamayacaktır.(Yunus 100) Dolayısıyla Müslümanlara ‘âkletmeyin, sorgulamayın’ diyen şarlatanlar Allah’ın ayetlerine karşı çıkmaktadır.

12- Allah, ‘herkesin kazancı kendi kaderine (çabasına) bağlıdır.’ Dedi. (İsra-13) Fakat kullar, ‘nasipse eğer oturduğumuz halde bile rızkımız bize ulaşır.’ Diyerek emeksiz ve tembel bir hayatı tercih etti.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yunus Kuşan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Van Havadis Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Van Havadis hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Van Havadis editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Van Havadis değil haberi geçen ajanstır.



Van Markaları

Van Havadis, Van ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (432) 214 30 30
Reklam bilgi