vanhavadis @ hotmail.com

Geçen haftaki yazımda iç âlemimizdeki derin boşluktan bahs etmiştim, özellikle 12 ile 28 yaş arası.

Bunu tedavisi var mı? Diye. Evet, var. Şimdi buna değineceğim.

Evvela bizler kendi gerçeğimizi kabul etmekle yola çıkmalıyız. Genciz ergenlik dönemindeyiz. Büyük bir fiziksel ve ruhsal değişim içerisindeyiz. Farkında olmak ve kabulünde bulunmak bir erdem ve bir başlangıç olacaktır, kendinize güvenin.

Sonrasında bizleri anlamıyorlar diye hissettiklerimiz: Anne, baba, akraba ve çevre aslında bir zamanlar bizim yaşlarda olduklarını ve iç âlemde yaşanılan boşluğun onlarda da olduğunu kabul etmemiz lazım. Yanı aslında onlar bizi anlıyorlar sadece beli birkaç sebepten dolayı bizlerle iyi iletişim kuramıyorlar/kuramıyoruz. İyi bir şekilde onlarla iletişime geçmemiz lazım eğer bunu yapamıyorsak daha fazla hasar görmemek için bu konularda uzman olanlar ile iletişim halinde olmamız lazım. İç âlem boşluğumuzun kesinlikle geçici olduğunu kabul etmek karanlık, kapıları kapılı vesveseli düşünceler yerine çözümsel odaklı arayışlara girmemiz daha faydalı olacaktır. Çünkü bu boşluk bizim maddi ve manevi geçişimizin bir belirtisidir, yanı olgunlaşma meyillimi ve evresidir. Ve emin olun ki bunu iyi bir şekilde değerlendirdiğimizde hayata sağlam adımlar atmamızda büyük bir katkısı olacaktır.

Peki, bunu nasıl avantajlı hale getirebiliriz: Şu çok iyi bilinmelidir ki yalnız kalmak, insanı yersiz düşünce ile uçurumun kenarına getirmektedir. Bizim kesinlikle yalnız kalmamız lazım. Daima aile ve çere ile iletişim halinde olmamız,  yanı beynimizi meşgul eden vesveselere mahal vermemek için her daim birleriyle iletişim halinde olmamız bu yolda bize mutmain sonuçlar verecektir.( Doğru olmak doğru insanı seçmekte çok önemli). Ne olursa olsun kendi duygularımıza göre iç âlemimizdeki boşluğu doldurmamız lazım çünkü zaten iç âlemimiz dağınık bu duygularımızı kötü yönde etkileyebilir.

Bir diğeri ve beklide en önemlisi ruhumuzu beslememiz lazım; çünkü o boşluk ruhumuzun gıdaya ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Her ne kadar anlam vermesek de ruhumuz gelişim çağında ve rızık istiyor. Nasıl ki beyin, vücut rızık istiyorsa rızkını verdiğimizde rahat ediyorsa ruhumuzda öyledir. Rızkını vermezsek emin olun ki o boşluk asla dolmayacaktır. Bu yaşlarda insan olma yolunda ilerliyoruz. Ruhumuzun erdemini tamamlaması için gerekli bazı rızıklar vardır. Peki, ruhun rızkı nedir? Bireysel,  toplumsal hata bazen evrensel boyutta düşünülmesi gereken önemli bir konudur.  İnsanın insan olması için gerekli olan ahlak, kültür, maneviyat, sosyoloji, psikoloji, din, dil, hayaller, düşler bunun yanı sıra insani ortak değerler, ruhumuzun gelişmesi için olmazsa olmazlardan olan her şeydir ruhumuzun rızkı tabi tüm bunların başında ilim ve bilim ve zihinsel dönüşüm gelmektedir. Bunu nasıl yapacağız kitap okuyarak ve evet yanlış duymadınız kitap okuyarak. Evet, evrende sayısız yazlı olmayan görsel ve işitsel kitabın yanında çok sayıda yazılı kaynak diyebileceğimiz ruhun rızkını alabileceğimiz kitaplar vardır. Kendimizi geliştirecek ve bu manada her gün kendimize bir şeyler katacağız. Bilimsel ve ilmi çalışmalar yapacağız. Evvela kendimizi keşf edeceğiz, kendi değerimiz ve evrenin değerini algılayacak çalışmalar yapacağız. Evet, bunların farkına varırsak emin olunuz ki o iç âleminizdeki boşluk sizi inanılmaz yüceltecektir.

Söylenecek çok şey var ama fazla yormadan sizleri. Özetle, kendimizi, evreni okumamız lazım. Bu iç âlem boşluğun aslında ruhumuzun rızıksız kaldığının farkına varmamız lazım. Ergenlik sürecinin insan olma süreci olduğunun farkını kavramak lazım. Bunun için insanı insan edecek ilmi ve bilimsel şeyleri okumamız lazım. Bizi anlamayanlarında aslında bu yollardan geçtiğini ve belki de ruhlarının rızkını vermedikleri için bu halde olduklarını ( imkânları olmamış olabilir)  bizi anlamadıklarını algılayarak onları bizim anlamamız lazım ve ona göre onlarla iletişim kurmamız lazım. Son olarak yalnız kalmamak ve gerek çevre gerekse konu uzmanlarıyla sürekli iletişim halinde olmamız lazım. Farkına vardıkça bu boşlukların ve yerini doldurdukça hayatımız çok güzel ve manalı olacak. inanılmaz haz alacağımız bir evrende olduğumuzun farkına varacağız. Yaşamak güzedir yeter ki yaşama dair kapalı pencereleriniz açın bırakın karanlık kalan iç âleminizi aydınlıklarla hayat bulsun. Aydınlıklarla kalın: Kitap, insan, evren, iletişim ve insan olmak için var olan her şey…

Esen kalın