EYT 8.9.99

Sekiz Dokuz Doksan Dokuz. Evet bundan 23 yıl önce 08.09.1999 tarihinde sosyal güvenlik yasasında yapılan düzenleme ile başta kendilerine hizmet gün sayısı ve hizmet süresiyle emekli edileceği söylenilen sigortalılara bundan sonra yaş şartı da getiriyorum dedi devlet baba. Dönemin ana muhalefet partisi Fazilet partisi tarafından bu yasa Anayasaya aykırılığı sebebiyle Anayasa mahkemesine götürülüyor.

Anayasa mahkemesi düzenlemenin Anayasaya uygun olduğuna karar veriyor. O fazilet partisi ki bir çok üyesi o tarihten sonra kurulan Ak Partiye  geçiyor ve Ak parti iktidarında bu düzenlemeyi savunuyorlar. Türkiye nin siyasi serüvenini düşündüğümüzde acaba bu düzenleme Fazilet partisi tarafından değil de örneğin CHP tarafından Anayasa Mahkemesine götürülseydi acaba günün Anayasa Mahkemesi başka karar verir miydi bence yüzde yüz düzenlemeyi iptal ederdi.

Yada tam tersini düşünelim Fazilet Partisi ile aynı mahallede siyaset yapan hatta içinde bir çok Fazilet partili olan   Ak parti iktidarda olmasaydı bu düzenlemeyi bu gün savunuyor olacak mıydı. Bundan da emin değilim.

Evrensel Hukuk ilkelerine göre müktesep (kazanılmış hak) geriye doğru işletilen kanunla ortadan kaldırılamaz diye bir kaide vardır. Bu nedenle kanunlar genelde çıkarıldığı tarihten itibaren yürürlüğe girerler. Ama maalesef bu düzenleme ile insanlar için hayati derece de önemli olan emeklilik hakları devlet babanın düzenlemesi ile ellerinden alındı.

Mağdur olan bu insanlar hemen hemen her ilde örgütlenerek kurdukları  derneklerle konfederasyon olmuşlar. Son derece barışçıl bir mücadele yürütüyorlar.   Sadece muhalefet partilerinden destek görseler denilir ki siyasettir olabilir ama hiç öyle değil. Bu gün tüm sivil toplum kuruluşlarından ve toplumun genelinden bu kitlenin geriye doğru işletilen yasa ile mağdur edildiği kanaati hakimdir.

 Milliyetçi hareket partisi iktidar ortağı olmadan evvel bu sorunu en yüksek tonda dile getiren partiydi. İktidar ortağı olduktan sonra çok dillendirmemeye başladı ama eminim ki bu sorunun bir şekilde çözülmesini istiyordur. Bu mağdur kitlenin içinde farklı dünya görüşlerine sahip insanlar var. Bunlar sadece bir partinin seçmeni olarak görülemezler.

Kurulan dernek başkanlarının yada Konfederasyon yöneticilerinin siyasi görüşlerine bakarak milyonlarca insanı sizden değillermiş gibi bir muameleyle kendinize ve o insanlara yazık etmiş olursunuz.

İktidar partisi 20 yıllık iktidarı döneminde buna benzer bir çok sorunu çözmüştür. Hatırlayın Tasarrufa Teşvik primleri vardı, hiç böyle bir talep olmamasına rağmen hükümet çıkardığı yasa ile milyonlarca insandan alınan primleri ödedi. EYT sorunu mevcut iktidardan önce doğmuş olabilir.  İktidarların görevi sorunları çözmektir sorun oluşturmak değildir. Cumhurbaşkanının seçimi kaybetme pahasına bile olsa böyle bir düzenleme yapmayacağız dese de ülkenin seçim atmosferine girmesiyle partisinden bazı yetkililerin bu sorunu çözeceğiz demeleri seçim yatırımı olarak görülüyor.

Parti yetkilileri önce biz bu sorunu çözeceğiz dediler sonra çalışma bakanı gündemimizde böyle bir çalışma yok dedi akabinde parti yetkililerinden bir açıklama daha geldi ve dediler ki yıl sonuna kadar EYT ile ilgili ne yapacağımızı ilan edeceğiz. Bu açıklamalardan sonra EYT'liler hükümetin kendileriyle alay edildiğini söylediler, haksız da değiller.

Eğer iş İktidar için cumhurbaşkanın açıklamasıyla kalsaydı insanlar bu gün aldatılıyoruz demeyeceklerdi. Ama maalesef böyle olmadı ve iktidar partisinden her kafadan bir ses çıktı.  

Kanaatim şudur ki bu sorun çözülecek. Ya mevcut iktidar ya da iktidar olacak başka parti tarafından. Cumhurbaşkanın en çok kullandığı söylemlerden biri de İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın sözüdür. Bugün bu sözün kastettiği anlamı belki de yeniden düşünmeye ihtiyaç var. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın sözü yerine insanı büyüt ki devlet büyüsün sözünü kullanmak, daha kolay anlaşılmasını sağlayabilir. Yaşamak tek başına bir hüner değildir. Ağaçlar da, sokaktaki kediler de yaşıyorlar.

Burada önemli olan nasıl yaşanıldığıdır. İnsanı yaşat derken fakirlik ve sefalet içinde bir yaşamın kastedilmesi söz konusu değildir. Asya ülkelerinin bazılarında ciddi ekonomik büyümelere rastlanıyor fakat bu halka ne kadar yansıyor? Devletimiz büyük olsun da benim nasıl yaşadığım önemli değil demek çoğu kişinin katılmayacağı bir düşüncedir. Devlet içinde yaşayan insanların büyüklüğü kadar büyüktür.

Bir devletin yapması gereken insanı yaşatmaktır. Yaşamak da büyümeyi gerektirir. Bir devletin büyüklüğü bilim, sanat ve kültürle olur. Bilim, sanat ve kültürle uğraşan insanlar çoğaldıkça bu birikim artar. Açlık, barınma, giyinme gibi temel ihtiyaçlarını halledemeyen insan bilim, sanat ve kültürü düşünmez, düşünemez. 

 “Kölelik kaldırılmadı, farklı bir biçimde devam ediyor.” sözünü duymuşuzdur. Bu söz elbette büyük ölçüde anlamsızdır fakat dünyadaki işlerimiz ancak geçinmemize yetecek kadar para getiriyorsa bu bir sistem sorunudur. 

ABD’de istihdam artıyor fakat çalışanların yurtiçi hasıladan aldıkları pay düşüyor. Payları artanlar emlak sahipleri ve iş sahipleri.  İnsanın büyük olmaması devletin de küçük olması demektir. Boğaz tokluğuna çalışan, bilimle, sanatla kültürle ilgilenemeyen bu kadar insanla ne yapacaksınız?

Necip Deniz

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necip Deniz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Van Havadis Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Van Havadis hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Van Havadis editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Van Havadis değil haberi geçen ajanstır.

01

Fatih Tansu - Necip bey dostum, eline yüreğine sağlık.

çok önemli bir toplumsal sorunu ustaca dile getirmişsin.

bir EYT'li olarak ayrı ve EYT Van bölge temsilcisi olarak da ayrı ayrı teşekkür ederim.

Umarım bütün yazar arkadaşlarımız sizin gibi bu soruna eğilir, daha çok gündeme getirirler.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 22 Ağustos 15:32


Van Markaları

Van Havadis, Van ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (432) 214 30 30
Reklam bilgi