Cesur, “2019 yılında ülkemiz, 2018’i aradı.

2018’de de çok sıkıntıda olan ve sorunlarına çare bulamayan vatandaşımızın 2020’ye de çare üretecek tedbirleri içeren bir bütçe ile girmediğini belirtti.

“Halkımız geçen yıl da bir önceki gibi, iç ve dış politika ile ekonomik açıdan büyük sıkıntılar yaşadı.

Bu karamsar tabloya karşın umutsuzluğa kapılmayacağız. 2020’de Türkiye ve Isparta ‘İYİ’ olacak” dedi.

Aylin Cesur yayınladığı yeni yıl mesajında, Isparta halkına teşekkür ederek, “milli birlik ve beraberlik” vurgusu yaptı.

Ülkemizin gerçek gündemi; halkın düşürüldüğü, ekonomik kriz, enflasyon, işsizlik, yoksulluk, kadın cinayetleri, gençlerin aş ve iş kaygısı” diye konuştu.

"Üzüntü ve sevinçleriyle bir yılı daha geride bırakıyor ve yeni bir yıla giriyoruz.

2020 yılının ülkemize, milletimize, bütün insanlığa hayırlar getirmesini diliyorum; hepinizi sevgi ve saygıyla selâmlıyorum.

Yıl içinde maalesef büyük acılar yaşadık. Kaldırdığımız şehit cenazeleri, kadın cinayetleri, sağlıkta şiddet, hayvana şiddet ve ekonomik nedenlerle cinnet olaylarından da derinden etkilendik.

2019 yılında hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyorum. Şehitlerimize Allahtan rahmet, acılı ailelerine sabır diliyorum. Gazilerimize minnet ile uzun ömürler temenni ediyorum.

Yaşadığımız zorluklar ne kadar büyük olursa olsun, demokrasimize, devletimize, kendimize ve geleceğe olan inancımızı hiçbir zaman kaybetmemeliyiz. 

Sıkıntıdan bunalan, yarınlara kaygıyla uyanan kim varsa onlara sesleniyorum:

Dayanın, Türkiye'nin önünde büyük bir gelecek, aydınlık ufuklar vardır.

Geride bırakmakta olduğumuz binyılda, Orta Asya'nın steplerinden Akdeniz'e ve Avrupa'ya uzanan ve tarihimiz boyunca iki büyük imparatorluk ve bir büyük çağdaş Cumhuriyet kuran Türk Milleti demokrasiden vazgeçmeyecek ve Büyük Atatürk’e sadakatle bağlı kalacak, kurduğu Cumhuriyeti yarınlara devraldığı gibi birlik ve beraberliğini bozmadan taşıyacaktır.

Büyük Atatürk'ün eşsiz dehası ve ileri görüşlülüğü sayesinde, çağdaş demokratik açılımları mümkün kılacak dinamik bir yapıda kurulan Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.

Bu temel nitelikler, devletimizin çağdaş yapısının çerçevesini de çizmektedir.

Cumhuriyet, Türk halkının mutlu geleceğinin teminatıdır.

2020’ye, kendimize güvenerek, iyimserlikle, ancak yapacağımız daha çok iş olduğunu unutmadan giriyoruz.

Dünyayla birlikte soluk alıp vermek, bu arayışların içinde yer almak ve bulunacak çözümlerin parçası olmak zorundayız. Bunun için de öncelikle siyasî, ekonomik, idarî ve adlî alanlarda reformlara ihtiyaç vardır.

Türkiye hem üniter devlet yapısını korumalı ve hem de Avrupa Birliği'ne entegrasyon sürecinin tamamlanmasını sağlayacak tedbirleri almalıdır.

Türkiye, sadece büyük bir Avrupa devleti değil, geniş bir coğrafyanın barış, istikrar ve refahında belirleyici bir rol oynayan büyük bir dünya devletidir. Bu görüntüden uzak ve dış politikada yanlışlarla dolu bir yılı geride bırakırken, yeni yılda hedefi büyük dünya devletine yakışır hamleler yapmasıdır.

Türkiye'nin amacı, bugüne kadar olduğu gibi bundan böyle de Avrupa Birliği'nin her alandaki standartlarını en kısa zamanda yakalamaktır.

Türkiye daha ileriye gitmek, daha zenginleşmek, refah ve mutluluğa daha çabuk ulaşmak için önüne koyduğu bu  hedeften vazgeçmemelidir. Türkiye Kıbrıs konusunda taviz vermemeli ve Doğu Akdeniz’deki iddiasından vazgeçmemelidir.

Türkiye, eğitimden sağlığa, ekonomiden siyasete her alanda gayretlerine devam etmelidir.

Bugünkü haliyle umutsuzluğa bürünen milletimiz haklıdır ancak bunlar yönetimsel başarısızlıklardır, geçecektir, ümidimizi korumalıyız.

Türkiye zengin potansiyeli ile ilk 10 kalkınmış ülke olmayı başarabilecek durumdadır. Mesele bu kaynakların iyi kullanılamamasından kaynaklıdır.

Demokrasimizi geliştirmek ve halkımızın ihtiyaçlarına acilen çözüm üretmek zorundayız.

2020’ye girerken, Türkiye'nin çözmesi gereken önemli sorunları vardır. Isparta’mızın da vardır.

Geçim sıkıntısı, pahalılık ve işsizlik halen büyük halkın çok büyük bir kısmının en önemli sorunudur. Enflasyon, işsizlik ve gelir dağılımındaki bozukluk,  bunun baş sebebidir.

Ekonomik istikrar, temel meselelerimizin başında olup, Türkiye büyümeye devam etmelidir. TBMM’nde yeni görüşülen 2020 bütçesine bakınca, halkın ihtiyaçlarına çözüm üreten bir bütçe olmadığını söyledik.

Halkımız bir süre daha mevcut sıkıntılara maruz bırakılacaktır-maalesef bu görülmektedir.

Biz, işçinin, köylünün, esnafın, memurun, gençlerin, emeklinin, asgari ücretlinin, eyt bekleyenlerin, atama bekleyenlerin, işsizliğe mahkum edilmiş çaresizlerin sorunlarını sahiplenmeye, derdine çare aramaya devam edeceğiz.

Onların yine sesi olacağız. Bunu en yüksek seviyeden yapacağız. Kimsesizlerin kimi olmak için girdiğimiz siyasette de kişisel gayretimizle de, demokrasimizin kurumlarının işlemesi için ve yeniden demokratik parlamenter sisteme geçmemiz için ne gerekiyorsa yapacağız.

Çare demokrasidedir.

Çare işlemeyen rejimin işletilmesindedir. Milletimizin sorunlarına ancak öyle çözüm bulunacaktır.

Anneler kaygılı, gençler ümitsiz ve babalar sıkıntıda. İçerde umutsuzluk hakimdir. Dışarıda ise gerek yanlış Suriye politikaları ve gerek diğer alanlardaki hatalarla yapayalnız bir Türkiye vardır.

Barış Pınarı harekâtı ile istediğini alamayan ve amaca yönelik sonuca ulaşamayan, kendini Trump’ın insiyatifine bırakan Türkiye, kaderimiz değildir.

Tank Palet Fabrikasının, şeker fabrikalarının, üreten ve istihdam sağlayan Cumhuriyet eserlerinin bir bir elden çıkarılması ve üretime yatırıma yeterince pay ayrılmaması ile sıkıntıya düşen Türkiye, dış politikadaki yanlış hamleleri ile yatırım iklimini kaybetmiştir. Bu da güvenle olacaktır. Güvense, demokrasimizin işlemesi ile.

Bu yaşadıklarımız kaderimiz değildir.

Milletvekili seçildiğim günden beri Ispartalı hemşerilerimizin ve Türkiye’nin her yerindeki tüm sorunlarının Meclis’te yakın takipçisi olduk..

Yeni yılda da bu sorunların çözüme kavuşması için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.

31 Mart seçimlerinde halkımızın teveccühü ile millet ittifakının Başkanları ve onlarla birlikte ‘İYİ’ kadrolar yerel yönetimlerin çeşitli kadrolarında işbaşına gelerek toplumumuza umut olmuştur.

Onların gayretleri de vatandaşlarımıza çözüm üretmeye başlamıştır.

Türkiye’de herkes mutsuz ve umutsuz.

Geçen yıl 300 binden fazla beyin göçü oldu.

Gençler bu ülkeden kaçıyor.

Her 2 kişiden 1’i icralık.

700 bin atanamayan öğretmen ile Emeklilikte Yaşa Takılan 700 bin çalışanın hali ortada.

Veterinerler, Ziraat Mühendisleri, Gıda ve Su Mühendisleri, sağlıkçılar atama bekliyor. Engelliler problemlerine çözüm bekliyor.

Türkiye’de tarım ve hayvancılığın ne hale geldiğini söylemeye bile gerek yok.

Çiftçi tarlasına, hayvancılık yapanlar ağıllarına küstü. Sadece bir yılda elektriğe yüzde 45, doğalgaza yüzde 30 zam yapıldı.

Türkiye’de 5 milyon Suriyeli sığınmacı var, 50 milyar dolar harcandı.

Bu 50 milyar dolar ile 10 tane boğaz köprüsü yapardık.

5 milyon sığınmacı ülkemizin milli, kültürel, politik ve jeopolitik yapısını değiştirecek derecede tehdit oluşturuyor.

Sığınmacı sayısı Türkiye’nin kültürel ve etnik dokusunu değiştirecek bir hızla artıyor.

2040 yılında eğer böyle devam ederse her 13 kişiden bir tanesi Suriyeli olacak. Bu da Türkiye’yi parçalar.

Bu sorunları Meclis’te dile getirdik.

Tüm kesimlerin sorunlarını dile getirmeye ve çözüm bulunması için takipçisi olmaya devam edeceğiz.

Tüm bu sorunlara rağmen ne ufkumuzu karartmalı, ne de zorlukları görmezden gelmemeliyiz:

Kendimize ve geleceğimize güvenerek, birlik ve beraberlik içinde problemleri aşacağız.

Yeni bir yıla girerken Türkiye'nin hedefleri de umutları da önümüzdedir.

Millet olarak bizlere düşen, iç barışı, birlik ve beraberliğimizi korumak ve bu ülkeye en iyi şekilde sahip çıkmaktır. Milletimize, geleceğimize ve kendimize güvenle bütün zorlukları aşacağız.

Bu düşüncelerle, vatandaşlarımızın ve yurt dışındaki hemşerilerimizin, güzel ülkemizin her köşesindeki vatandaşlarımızın, Kıbrıs'taki soydaşlarımızın yeni yıllarını tebrik ediyorum.

Bu yeni yıl da umut dolu yeni bir hikaye.

Yeni yılda İYİ Parti ile birlikte mutlu hikayeler biriktirmeyi teklif ediyorum.

Sayın Genel Başkanımız Meral Akşener’in dediği gibi; “başaracağız”

Yeni yılın milletimize ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini Cenab-ı Allah'tan niyaz ediyorum.” Dedi