İpekyolu ilçesine bağlı Hacıbekir Mahallesi’nde ikamet eden 3 nüfuslu Metin Alkan (48), yaklaşık bir yıldır rahatsızlığından dolayı çalışamıyor. Çalışamadığı için bir yandan banka borçları biriken Alkan, bir yandan da ailesinin geçimini sağlayamıyor. Biriken banka borçları nedeniyle icralık olan Alkan, yetkililerden yardım bekliyor. 2012 yılından beri rahatsız olduğunu, ancak çalışabildiğini belirten Alkan, “Çalışabiliyordum ve kimseye minnet etmiyordum. Ancak son bir yıldır baya rahatsızım. Hem nefes darlığı hem böbrek hem de dizlerimden rahatsızım. 8 aydır çalışamıyorum. Çalışmak için gidiyorum, ama ağır iş yapamıyorum. Ufak tefek işlerde de kimse bize iş vermiyor. Depremden beri 100 defa İş-Kur’a başvurdum, ama iş çıkmadı. Bende şu an çalışamadığım için banka borçlarım birikti ve icralık oldum” dedi. 

“Yataktayım ve evime ekmek getiremiyorum” 
Belediyenin daha önce kendilerine verdiği gıda kartının da iptal edildiğini ifade eden Alkan, “Belediye bize bir kart verdi. Mutfak harcamasını yapıyorduk, o da kesildi. 3 aydır bekliyoruz, ama kimse gelip bakmadı. Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfını aradım. Bize bir şey çıkmadığını söylediler. Daha önce sağlıklıydım. Kimseye muhtaç değildim. Ama şu an hastayım, yataktayım ve evime ekmek getiremiyorum. Çalışanım da yok. Yetkililerden bize göre, yapabileceğimiz bir iş versinler. Çalışıp borcumuzu da öderiz, kendi geçimimizi de yaparız. Eğer bunu yapamıyorlarsa o zaman bu sıkıntılar noktasında bize yardımcı olsunlar” ifadelerini kullandı. 

“Elimizde, avucumuzda hiçbir şeyimiz yok” 
Metin Alkan’ın imam nikahlı eşi Halime Öztürk ise, eşinin bu sıkıntılardan dolayı intihara bile kalkıştığını vurgulayarak, “Eşim aylardır hasta. Hangi doktora başvurduysak eşime rapor vermediler. ‘Eşinin yatalak olması durumunda rapor vereceğiz’ diyorlar. Bizim ölmemiz mi gerekiyor? Herhangi bir durumumuz yok, ilaç bile alamıyoruz. Devlete gidiyoruz kapılar yüzümüze kapanıyor, belediyeye gidiyoruz, vakfa gidiyoruz, kaymakamlığa gidiyoruz aynı. Ne yapabiliriz artık. Dünya kadar banka borcu geldi. VEDAŞ’tan önce 2 bin sonra da 6 bin TL’lik faturalar geldi. Nasıl ödeyebiliriz. Elimizde, avucumuzda hiçbir şeyimiz yok. Eşime ceza geldi. Ödemediği taktirde cezaevine gideceğini söylediler. Eşim intihara kalkıştı. Ben eşimi kaybedersem bunun sorumlusu kim olacak. Eşim cezaevinde yaşayamaz, ölür orada” diye konuştu. 

“Komşularımız olmasa açlıktan öleceğiz” 
Eşinin daha önce yaz aylarında çalışıp geçimini sağladığını, kış aylarında ise geçimini sağlamak için kredi çektiğini dile getiren Öztürk, “Eşim banka borcu vardı, çalıştığı süre içerisinde ödüyordu. Ancak aylardır çalışamadığı için ödeyemiyoruz. Ödeyecek durumumuz da yok. Eşim rahatsız çalışamıyor, kaynım engelli. Eşime mi bakayım, engelli kaynıma mı bakayım, kendime mi bakayım? Komşularımız olmasa açlıktan öleceğiz. Rızkı veren elbette ki Allah’tır. Korkumuz yok. Ama bu durumda yetkililerden ve hayırseverlerden yardım istiyoruz. Ya bize iş versinler ya da bu noktada bize yardım etsinler” şeklinde konuştu.