Avukat Soğanda'nın kaleminden Hüzünlü Çiçek

Avukat Zahir Soğanda, bütün dikkatleri üzerinde toplayan ve Van’ın değerine değer katan Ters Lale çiçeği üzerine güzel bir konuyu gündeme taşıdı. İşte Avukat Soğanda'nın kaleminden Hüzünlü Çiçek..

Büyütmek için resme tıklayın

 Doğu Anadolu bölgesinin dağlık alanlarında  yetişen ve halk arasında 'ağlayan gelin', 'hüzün çiçeği' gibi adı adlarla anılan ters laleler görsel şölen oluşturmaya devam ediyor. İlk Bahar mevsiminde şehrin dört bir yanında muhteşem manzaralar oluşturan ters lale çiçeği, haberle ve eşsiz doğa fotoğraflarına konu olmaya devam ederken, Av. Zahir Soğanda bu çiçek ile ilgili bir konuyu kaleme aldı.

İşte Av. Zahir Soğanda tarafından kaleme alınan o yazı...

HÜZÜN ÇİÇEĞİ/TERS LALE Adın ne senin?

HÜZÜN ÇİÇEĞİ/TERS LALE

Adın ne senin?
Bazen ‘Ters Lale’ derler sana; bazen
Küsen Gelin...
Yoksa “güldexhun” mu derler sana?
Daha yeni doğdun; neden gidersin, niçin ağlarsın?
Ağlayanın yok, sana ‘Ağlayan Gelin’ derler.
Söyle bana adın ne senin?

Söyle bana ‘boynu bükük’ çiçeğim!
Neden ömrün kısa, niye yere bakarsın?
Kimden çekinirsin , kime kırgınsın,
Gözlerime neden bakmazsın ?
Güzelliğine nazar mı değecek?
“Çarmıha” mı gerildi hayallerin?
Yine Meryem misali,
Kadife yaprağında boncuk boncuk çeşmini akıtırsın toprağıma...

Van Gölü’nün mavisi mi nazar eyledi sana?
Artos’un kar beyazını mı kıskandın?
Tuşba’ın güneşine mi kamaştı gözlerin?
Yoksa can dostum “Tek Göz’ümün” bakışı mı dokundu sana?
Söyle be lalem!

Söyle bana ağlayan gelinim!
Neden doyasıya baktırmazsın güzelliğine?
Asırlardır “hüznün sembolüsün”, bilirim.
Gönlüne kor ateş ne çabuk düşer ki yanarsın da yanarsın?
İhanetle fırtınalı dalgaların yuttuğu “ Gevaşlı Çoban” aşkına dayanmaz mısın ki,
Her doğuşun hayal gibi ?
Yoksa kendisiyle savaşan destanlarını mı duyarsın dengbejlerden?

Yorgun doğarsın sen yorgun lalem!
Doğduğun topraklara misafir misin ki,
Bir yolcu gibi konarsın Vesta’na.
Bari Vestan’da dinlendin mi?
Yârine fistan aldın mı ki gidersin böyle vedasız?
Yârine fistan yakıştı mı lalem?
Yoksa sen de mi her dem bir “ah” çekersin derinden;
“Yâre fistan yakışır; ah bir giyse üstüne” diye feryat edersin.

Bekle biraz; dur bekle, bari sen bekle!
Zaten gelen gidiyor .
Olan da göç yolunda.
Bilirim yalnızlığını, sen de benim gibisin.
Asırlardır kök salanım olmadı.
Her asır istilaya uğramış ben gibisin.
Hep başıboş, yapayalnız gezerim diyarında.
Bu sene bende varolana, bir daha rastgelmedim.
“Yılkı atlarına” biner gibi neden böyle gidersin?

Böyle mahçup, böyle başın eğik utangaçsın “hüzün çiçeğim”
Yakma ciğerimi, gözlerime bak, ağlama sen!
Bir “zaviyede” mürşidine varamamış aşık gibisin.
“Nehri’de”, “Arvas’ta” bir de “Zevı’de” gördüm ağlarken seni.
Onların ulaştığı bekaya varmak mı gayen,bu kadar acele eylersin hüzün çiçeğim?


Bak anladım ben seni; mazim gibisin.
Menziline varamadan; Halime Hatun’nun yanında mezara gömülen Kâbe yolcusu var ya;
Onlara mı ağlarsın sen ey lalem!
Yoksa kabrinde rahat bırakılmayan mezar taşını mı gördün denizinde?
Deniz ötesindeki adaşın Zeve’de muradına ermeden yedi kat göklere kanatlanan masum eli kınalı gelinler gibisin...
Ben ağladım, sen ağladın, Zeve ağladı.
Banisi Sadi Şirazı söyledi; hep beraber ağladık...

Kuskunkıran boranı korkuttu; kırdı heyallerini.
Korkma! Bak bahar yelidir yaprağını okşayan.
Tan yeri ağarınca Başet Dağı’ında; zirvende Said’tir, hakikati söyler.
Adiyy bin Müsaffir’i misafir etmiş gibisin; “kırk cengaveri” ağlatma yeter!
Var mi ki dünyada eşin emsalin, hüsnün Yusuf’tur, cihanı değer.
Gezdim elleri, gördüm dünyayı;
İrem bağından alırsın rengini.

Ağlama sen ağlayan gelinim!
Aşkına şarkı söyler kuşlar.
Kuşlara ders veren “Feqi Teyran” her dem avaz eyler;
“Ey av u av!” diyen şiirleri ses verir cennetten gelen nehirlerinde.
Uğrunda binlerce can veren pervanen var;
Yamacında sevdana nöbet tutan
ölümsüz “Ahlatlı Osman” civanların...

Neyse sen uyu, belki gelecek sene yine bir ömre bedel bir tadımlık oluruz misafir.
Sultan-i Yekpa’da “zernebat”suyundan içer, yorgunluk gideririz.
Kara Hayal Dağı’nda, Şems-i Hayal’i ziyaret eder, güneşin doğuşuyla hayale dalarız.
Çelebibağ’da Ercişli Emrah ile Selvihan’a selam dururuz; hasret türküleri söyleriz.
Süphan eteklerinde Xecê ile Siyabend’e gözyaşı dökeriz.
Belli mi olur belki yine dertleşiriz ters lalem!...

11 May 2021 - 11:32 Van- Güncel


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Van Havadis Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Van Havadis hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Van Havadis editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Van Havadis değil haberi geçen ajanstır.

01

Murat Irak - Çok güzel Tşkler zahir bey başarılar dilerim tebrikler

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 14 Mayıs 23:25


Van Markaları

Van Havadis, Van ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (432) 214 30 30
Reklam bilgi


Anket Keledoş Yemeği Hangi İlimize Aittir?