Osmanlı'da Aşiretler ve Osmanbegi Aşireti

Dil ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren, birçok boydan oluşan, yapısındaki aileler arasında toplum, ekonomi, din, kan ve evlilik bağları bulunan göçebe veya yerleşik nitelikteki topluluk demektir.

Mezopotamya Uygarlığının kurucularından ve en önemli halklarından biri olan Kürtlerin, geçmişte kendi coğrafyalarında büyük ölçüde söz sahibi oldukları ve başta Med İmparatorluğu olmak üzere büyük devletler kurdukları bilinmektedir. Tarihsel gelişim içerisinde birçok evre atlatan Kürt coğrafyası, Kürtlerin sosyal yaşamını da bu tarihsel evrelere göre biçimlendirmiştir. İstilalara davetkâr konumu, bereketli ve elbette Fırat ile Dicle gibi iki önemli nehri içinde barındıran topraklar üzerinde bulunması, bu bölgede birçok devletin kurulmasını başardıkları gibi birçok devletinde yıkılmasına göz yumabilmişler.

Van-Hakkâri karayolu üzerinde bulunan Hoşap Kalesi;  Mahmûdî Kalesi ve Narin Kale adlarıyla da bilinir. Kalan izlerden Urartular tarafından kurulduğu, Bizans, Vaspurakan (Ermeni), Abbâsî, Selçuklu, İlhanlı, Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Safevî dönemlerinde kullanıldığı, son şeklini ise Osmanlı Devleti’ne bağlı Mahmûdî Beyliği zamanında aldığı anlaşılmaktadır.

Yavuz Sultan Selim'in 1514'deki Çaldıran Zaferi'nden sonra Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da kurmaya çalıştığı birliği, 1548'de Kanuni Sultan Süleyman II.İran seferi sırasında sağlamıştır. Bu sırada Osmanlı Devletine tabi olan, aşiretlere dayalı mahalli beylikler, yeni kurulan Van ve Diyarbakır Eyaletlerine bağlanarak bulundukları yerleri birer sancak merkezi olarak yönetmeye devam etmişlerdir. 

Osmanlı Devlet yönetimindeki bazı prensipler gereği, Hoşap, yine Mahmudi Beyleri'nin idaresine bırakılmıştır. 1548'den sonra Osmanlı Devletine tabi olan Mahmudi Hükümeti ve beyleri İran'la yapılan savaşlarda büyük faydalar göstermişlerdir.

Hoşap'ta Mahmudi Beyleri'nden kalma başta kale olmak üzere, medrese, türbe, han ve köprü gibi mimari ve tarihi önem taşıyan eserler yer almaktadır. Hoşap Kalesinin “Osmanbegi” aşiretinin atası olan Sarı Süleyman tarafından son halini aldığı bilinmektedir.

Kürtler, yaşadıkları coğrafyada 19.yüzyıla kadar bir dizi emirlik oluşturdular. Bu emirliklerin her biri, bir hükümetin miras yolu ile unvan hakkı tanıdığı bir aile tarafından yönetiliyordu. Hükümet (Osmanlı devleti) aile bireylerinden istediği birini emir olarak seçebiliyordu.

Kürt emirlikleri Osmanlı İmparatorluğu’na dâhil edilmelerinden önce de vardı. Yönetici ailelerin konumları merkezin onları tanımasıyla daha da güçlenmişti. Merkezi devlete karşı bazı askeri yapılanması ve küçük çapta vergi yükümlülükleri vardı. Toplanan vergilerin büyük çoğunluğu emirlerce alınıyor, bu yolla saray yaşantısı sürdürülebiliyordu. Güvenilir biri olan Osman bey “ Osmanbeg” uzun süre Osmanlı devletine vergi toplamakla görevlendirilmişti. Dürüstlüğü ve topluluk tarafından çok itibar edilen “Osmanbeg” Osman bey, itibarlı ve cesurluğu ile Osmanlı devleti hükümdarları tarafından kısa sürede en itibar gören kişilerden biri oldu. Emirlikler daha çok, Aşiretlerden ya da Aşiret birliklerinden oluşuyordu…  Osman bey, “Osmanbegi” Aşireti olarak, Osmanlı devletine çok büyük fayda sağladığı bilinmektedir. Osmanlı Devleti’nin merkezi sisteme geçmeye başlaması ile birlikte farklı alternatif çözümler üretilmeye başlandı.

Bölgede devlet otoritesi güçlü olmadığından can ve mal güvenliği ancak bir aşirete sığınarak temin edilebilirdi. Barınma, can güvenliği ve ekonomik ihtiyaçların karşılanması amacıyla ortak tehlikeler karşısında ortak bir kimlikle hareket eden ve Arapça bir kavram olan aşiret, “öz ve norm olarak politik bir birliktir” (Weber, 2002, s. 483).

Her aşiret eski gelenek ve yaşam biçiminin devamlılığını sağlamak için var olan bir topluluk ya da topluluklar federasyonudur (2005, s. 71), der. Ayrıca E. Gellner, Ortadoğu toplumlarındaki aşiretlerin “devletimsi” bir örgütlenmenin temelini teşkil ettiklerini söyler (Aktaran: Vergin 2003, s. 32).

Mahabad Cumhuriyeti (Kürtçe: كوماری مهاباد; Komarî Mehabad, Farsça: جمهوری مهاباد Jomhuri-e Mahābād), Ocak 1946'da  kurulan ve aynı yıl içinde yıkılan, Birleşmiş Milletler tarafından tanınmamış Kürt devleti.  Bu cumhuriyette, 13 bakanın bulunduğu bir yönetim kurulu oluşturuldu. Devlet başkanı Kadı Muhammed idi. Bu cumhuriyet Senendec, Uşnu ve Miyandoab şehirlerini kapsadığı gibi başkenti Mahabad'dı. 

Aşiret konfederasyonları ve konfederasyonlara dahil olmayan önemli aşiretler mevcuttur. Bunlardan biride “Osmanbegi” aşiretidir.  “Osmanbegî” aşireti aile mensubu daha çok  (Mehabad’ın güneyinde yaşarlar)  Osmanbegi aşireti Konfederasyonu kabul etmeyen oldukça köklü ve güçlü bir aşirettir. Osmanbegi aşiretinin kendilerine en yakın buldukları aşiret “Pınyanişi” aşiretidir. Çünkü Pinyanişi aşireti ile akrabalık bağları oldukça fazladır. “Osmanbegi” aşireti çok uzun dönemlere kadar sadece ve sadece “Giravi” aşiretinden kız almış ve uzun süre bu geleneği bozmayarak sadece Giravi aşiretine kız vermişlerdir. Daha sonra yaşanan süreçle birlikte, bu gelenek bozulmuştur.

Van’ın Çatak ilçesinin doğusunda Nordoz çayının hemen kenarında kurulmuş olan Kasrik Kalesi yıllarca Osmanbegi aşiretine ev sahipliği yaptığı bilinmektedir. Kale yüksek bir kayanın uç noktasına kurulmuş ve bölgeye hâkim bir noktada yer almaktadır.  Kasrik yılları Osmanbegilerin bolluk ve huzur içerisinde yaşadığı saadet yılları olarak değerlendirilebilir. Osmanbegiler Kasrik'teki kaleden tahmini olarak 1877 yılında başlayan ve 93 harbi olarak da bilinen Osmanlı - Rus savaşı sırasında göçmüşlerdir. Rusların Çatak'a kadar ilerlemesi ve canlarını tehdit etmesi ile Osmanbegiler buradan göçmek zorunda kalmışlardır. Göçler birkaç farklı kola ayrılmıştır, bir kısım aileler Urfa ili Suruç ilçesine, bir kısım aileler Irak’a, bir kısım aileler Kahramanmaraş’a ve bir kısım aileler de Başkale ve Gürpınar'a göçmüşlerdir. Osmanbegi vadisinin içi tamamen boşaltılmıştır.   

Osmanlılardan ödül alan “Osmanbegi” aşireti

Osmanlı devleti döneminde Osmanlı Rus savaşında “Osmanbegi” aşiretinin önde gelen isimlerinden Ali ağa gösterdiği cesaret ve gösterdiği büyük başarılardan dolayı, Osmanlı hükümdarları tarafından kendilerine GOSNİ köyü hediye edilir. 1936 yılında Van’ın Çatak ilçesinin bir kısım toprağı Van’ın Gürpınar ilçesine dahil edilir. Bu bölgelerin en büyük yaylası olan Sarıbulak (BIRK) ve Takuh Yaylası “Osmanbegi” aşiretine bağlı olan önemli yerlerdir.

Kürt tarihçesinde CAN bey vardır bunlarda 3 kola ayrılır. Ömeri Osmani ve Şixki, Ömeriler Giraviyan aşiretidir. Şixkiler Çaldıran savaşından sonra Şanlıurfa, Bingöl, Aydın illerine yerleşirler.  Osmanbegi aşireti, İran, Irak, Hakkâri, Van, Çatak, Gürpınar ve Başkale ilçelerinde yerleşirler. “Osmanbegi”ler ile Graviler çok yakın akrabadırlar.  Osmanbegi, Mambegi, İsabegi, Fayzullahbegi bunlar aynı zamanda kardeştiler. Bunların çoğu Hakkâri, İran ve Irak’ta yaşarlar.  Osmanbegî’ler uzun yıllar önce daha çok Mehabad’ın güneyinde yaşamışlar.. 

Osmanbegi Aşiretinin kökeni tarihin çok eski dönemlerinde İran’ın güneyi Irak'ın Kuzeyinde bulunan Mahabad bölgesine dayanmaktadır. İlerleyen dönemlerde Hakkâri’ye Hakkâri’den de, Van’ın Çatak ilçesi, Sonrasında, Gürpınar, Başkale, Van Merkez Köyler, Adana, İstanbul, Mersin, Ankara, Konya, Tekirdağ, Bursa, İzmir, Malatya, Diyarbakır, Ağrı, Kırıkkale, Kayseri, Şanlıurfa, Kahramanmaraş vb. Birçok şehirlere göç ederek yerleşmişler.

Van Bölgesinde yer alan Osmanbegi Aşireti mensuplarına ait köyler ise şu şekilde bilinmektedir.

Gürpınar İlçesi; Kuşdağı (DemGosi) Köyü, Yolduştu Köyü, Kırgeçit Köyü, Değirmendüzü Köyü, Yiğintepe Köyü, Hoşap Mahallesi. Çatak İlçesi; Kasrik mezrası, Baltacı Köyü. Başklae İlçesi;  Boğrüpek (Xanik) Köyü, Kızılca Köyü. Van Merkez: Değirmenköy, Kevenli (Şuşanıs) Köyü, Kavuncu (Zevedanıs) Köyü, Bostaniçi (Sıhke) Beldesi. Karpuzalan (Çoravanıs) Köyü, Kurdvan Köyü, Sakalar, (Xospi) Köyü.  Osmanbegi Aşiretine ait bilinen geçmişe dönük Baba isimler: Osman beg, Cihangir beg, Süleyman beg, Sadi, Derviş, Mirza, Halit, İsmail, Ubeyt, Cİhangir Ağa, Temir, Yusuf, İsa, Ömer beg,  Molla İbrahim, Mola Tahir, Salih Matoş, Salih Ağa, Cangir beg,  Naifbeg, Şamil beg,

Osmanbegi’lerden bahsederken Kelledoştan bahsetmemek olmaz:

 Osmanbegiler arasında süregelen bir kavganın sona erdiği barış yemeğinde kelledoş misafirlere ikram edilmiştir. Yemek sırasında tekrar alevlenen kavga neticesinde kan akmıştır ve “kelledoşa kan aktı” deyimi bu yemekten doğmuştur. Kelledoşun ilk defa ve en iyi Osmanbegiler tarafından yapılan bir yemek olduğu anlatılmaktadır.

Konfedere Olmayan Aşiretler : 

Bunların çoğu, Büyük Erdalan Konfederasyonu parçalanmadan önce aynı çatı altındaydı. Tümü de Güney Kurmanci konuşurlar ve Sünni’dirler.

Ahmedî (Ehmedî), Alan (Elan olarak da bilinirler ve Serdeşt yakınlarında yaşarlar), Erdelan (Sanandaj’ın Kuzeybatı kesimlerinde yaşarlar. Eski Erdelan beyliğiyle ilintili olarak bu adı çok sonra kullanmaya başlamışlardır. Erdelan Beyliği’nin yıkılmasından sonra asıl Erdelî aşireti dağıtılmıştı.)  Babacanî , Behrambegî, Belawend, Başuqî, Baskula (Serdeşt’in batı kesimleri),  Biryahî (Biryarî olarak da tanınırlar ve Serdeşt yakınlarında yaşarlar), Bistarawend, Burakay, Dorraci, Feyzullahbegi (Bukan, Takab ve Saqız yakınlarında yaşarlar), Geşkî (Keşki – Kamyaran yakınlarında yaşarlar), Gargei (Gergaî ve Gergerî olarak da bilinirler. Semsur -Adıyaman- dolaylarındaki Gergerler ile akraba oldukları sanılmaktadır), Gawurka (Gewrik adıyla da bilinirler. Serdeşt ile Saqız ve Mehabad arasında yaşarlar) Hemaweysi, Heyderbegî (Merivan yakınlarında), Celalî (Sanandaj’ın doğu kesimlerinde), Kelalî (Gelali adıyla da bilinen bu aşiretin daha önceleri Celali aşiretinin bir kolu olduğu bilinmektedir. Saqız dolaylarında yaşarlar.), Kelasî (Serdeşt yakınlarında), Kemanger (Kamyaran yakınlarında), Kulî (Gulî adıyla da bilinirler. Sanandaj’ın Kuzeydoğu kesimlerinde yaşarlar), Komasî (Merivan ile Sanandaj arasında yaşarlar), Lak (Lakî konuşurlar ve Yarisanidirler.), Lutfullabegi (Bana yakınlarında yaşarlar), Meriwani (Meriwan ile Pencwin arasında yaşarlar), Osmanbegî (Mehabad’ın güneyinde yaşarlar) Qobadi (Gubadî ve Qubadî adlarıyla da bilinirler.), Sursûrî, Serşîv, Zend (Qurwa dolaylarında yaşarlar. Lakî konuşurlar, Yarisanîdirler), Weladbegî ….

2000'li yıllarda tahmini olarak "Osmanbegi" aşiretine mensup Nüfusun 50.000 Binin üzerinde olduğu söylendi. 

12 Haz 2022 - 19:13 - Kültür-Sanat



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Van Havadis Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Van Havadis hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Van Havadis editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Van Havadis değil haberi geçen ajanstır.

02

Muhammed Beyazpolat - Bir osmanbegi mensubu olarak çok teşekkür ederim kaynağinizi bizimlé paylaşırsanız sevinirim

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 15 Haziran 12:57
01

Kadir Koç - Bu yazının kaynakçası var mıdır?

Kaynakçasını nereden bulabiliriz?

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 14 Haziran 22:08

Van Markaları

Van Havadis, Van ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (432) 214 30 30
Reklam bilgi