vanhavadis @ hotmail.com

TAKKE DÜŞTÜ, KEL GÖRÜNDÜ…

 

Kurulan kumpas bozuldu. Bir süredir, güzide şehrimizin gündemini meşgul eden olayın detaylarını, siz değerli okurlarımızla paylaşmanın zamanı geldi.

Kimsenin aklına gelmeyen bir oyun oynadılar şehrimizde, bizi de foyalarını ortaya çıkarmaya çalıştığımız için, günlerdir toplumun gözü önünde hedef tahtasına koydular ve hakkımızda iftira kampanyaları başlattılar.

Bin defa şükürler olsun ki, biraz  geç de olsa bu oyunu bozduk ve hayır işlerinin arkasına sığınan bu kumpasa son verdik. Neden mi geç diyorum, çünkü olay sanıldığı kadar basit değildi ve çözümlemeler yapıp delillere ulaşmamız epey zaman aldı. Bu, çok iyi kurgulanmış ve tüm yönleri önceden hesaplanmış bir plandı.

 Yaklaşık bir yıllık süreçte yapabildikleri kadar vurgun yaptılar, çalabildikleri kadar çaldılar. Duygu sömürüsü marifetiyle insanları epeyce sömürdüler ama artık yapamayacaklar. Sonsuz sandığınız krediniz bitti beyler! İpliğiniz pazara çıktı, artık attığınız her adımda denetim altında olacaksınız . Sağda solda kendinizi övüp göklere çıkardığınız, süper kahraman gibi havalara girdiğiniz günlere veda edin. Vanlı amcan ve akıl hocası gizli güçler yolun sonuna geldiniz.

Kod adıyla “Vanlıamcan”ın ortaya çıkması, açıkçası beni hiç ilgilendirmiyordu başlarda...  Gazeteci olmam hasebiyle arada bir takip ediyordum ne yaptığını. İlk başlardagördüğüm kadarıyla, sorunları olan insanlara, devletin bu noktada aciz kaldığının altını çizerek yardımlar ulaştırmaya çalışıyordu. Birçok insanı da yaptığı işin doğruluğuna inandırmıştı.

Sanki birileri devletin üzerinde bir güç gibi,” süper kahramanlığa”  soyunmuştu. Bunun sembolü de ‘Vanlı amcan’ olmuştu. Devletimizin yardıma ihtiyacı olan bireyleri tespit etme ve bunlara yardım etme ile ilgili birimleri yavaş yavaş saf dışı bırakılıyordu. 'Vanlı amcan’ bütün bu birimlerin görevini devralmış kadar itibar görüyordu.

 İyi niyetle bakan insanlar, sanırım her ilde ” Vanlı amcan”  gibi biri olsa kimsenin devlete ihtiyacı kalmaz diye düşünüyordu! Yani olay devletin önemini kaybetmesine doğru evriliyordu, üstelik bizim yaşadığımız hassas bir coğrafyada…

İlk başlarda iktidar karşıtı bir basın mensubunun, bu hesabı açtığını, Fetöcü ve HDP Belediye Başkanları’nın içeri alındığı bir süreçte olduğumuzdan, bu  “kod ismi” kullandığını düşünmüştüm, normal karşılamıştım.

Olabilirdi, devlet politikası kendisine ve beraber hareket ettiği gruba ters geliyor olabilirdi bazı kişilerin. Sonra işin arka planının daha da karanlık olduğunu sezmeye başladım, bu organize bir işti. Bu adam bu işleri tek başına düşünmüş olamazdı, buna ne kültürü ne bilgisi ,ne de nüfuzu yeterdi.

Zamanla ‘ Vanlı amcan’ denen şahsın, memlekette devletin karşısında olduğunu bildiğimiz gazeteciler ve işadamlarıyla da yakın temasta olduğunu fark ettim. Şüphelerim her geçen gün artıyordu. Acaba ellerine geçen her fırsatta, devletimizin politikalarını acımasızca eleştiren bu devlet karşıtı cenah, ne olmuştu da Vanlı amcanı bu kadar bağrına basmıştı. Her etkinliğinde yanındaydılar ve ona övgüler diziyorlardı. Bu işte bir gariplik vardı!

Bir ara baktım ki, ilimizin en büyük mülki idare amiri ve Büyük Şehir Belediye Başkanı Van Valisi Murat Zorluoğlu’nu da bu kumpasın içine çekmeye çalışıyor. İstediği zaman kendisine ulaşabiliyor. Zaman zaman yaptığı paylaşımlarla sayın valimizin gözünü boyuyor. yaptığı yanlış işlerini bu marifetle kamufle ediyor. Kendisi ve arkasında onu koruyan ve yönlendiren gücün ekmeğine yağ sürüyor. Ama sayın valimizi böyle adamlara yedirmeyiz. Günü gelince bu adamı kimlerin parlattığını, kimlerin kayyumların yakınına soktuğunu ve kimlerin koruyup yönlendirdiğini de açıklayacağız.

Vanlı amcan, birilerinin devleti itibarsızlaştırmak ve bilmeden yanlış yerlere para aktarmasını kolaylaştırmak için tasarlanmış bir projeydi. Bunu uzun süren tetkiklerimden sonra anladım ve siz değerli Van halkıyla paylaşmak istedim. Şu anda detaylarını paylaşamadığım bir çok şeytani planda da hangi taşı kaldırsanız altından malum şahıs ve yandaşları çıkıyordu. Bu adam Vanlı amcanın da akıl hocası ve koordinatörüydü…

Bir nevi adam harcama ve devletin imkanlarını şahsi menfaatleri için kullanma çetesi kurmuşlardı. Bu çetede kimler yoktu ki, Gazeteciler, işadamları, belediye çalışanları, esnaflar… Bu liste böyle uzar gider. “Vanlı amcan” denen, kimliğini deşifre etmekten ödü kopan şahıs da ne yazık ki bu grubun maşasıydı. Şu anda bu şahsın ismini açıklamayacağım, devletimizin yürütmesini istediğim tetkik sürecinden sonra bu şahsın kimliği , nereye ve kimlere hizmet ettiği ortaya çıkarılacaktır. Ondan sonra seyreyleyin manzarayı…

Neden kimlik açıklamadığım konusuna açıklık getireyim. Biz gazeteciler, polis de yargıç da değiliz. Bu konularda yüce devletimizin gerekli birimlerinin, adaleti tesis edeceğine ve bu işin peşine düşeceğine inancımız tamdır. Bize düşen görev, devletimiz ve halk arasında bilgi alışverişi sağlamak için köprü olmaktır. Devletimize, elimizdeki tüm delilleri sunduk. Halkımızı, böyle kimliğini gizleyerek, maddi konular peşinde koşan insanlara karşı, dikkatli olmaları konusunda uyardık. Hakkımızda oluşabilecek yanlış anlamaların önüne geçmek için gerekli adli girişimlerimizi de yaptık.

Kurum amirlerimizi de bu konuda, bu ülkesini seven ve devletimizin menfaatlerini her şeyin üstünde gören vatandaşlar olarak, uyarmak istiyoruz.  İyilik için çalıştığını söyleyen her insana inanmayın, sizi kullanıp yaptıklarınızın altını çizmek istemiyor olabilir.

Bu tip insanlar, belki de asıl niyeti sizin‘üstünüzü çizmektir’! Bu noktada, devletimizin size verdiği görev ve yetkileri böyle ne olduğu belirsiz şahıslarla paylaşmayın, bu görev ve yetkileri bunlara devretmeyin.

Bu süreçte, konunun içyüzünü açıklamayalım diye her türlü insanların devreye sokulduğunu, büyük paralar verilerek susturulmak istendiğimizi de bilmenizi isteriz. Buradan anlayın ki , ihale büyük! Öyle birilerinin "Vanlı amcanı" korumak istemesi kadar basit değil.

 Bunların hiçbirine itibar etmedik, hiç kimseden de çekinmeyiz. Yapılacak soruşturmaların selameti için bazı şeyleri gizli tutmak zorunda kaldık ki, bu da bizim tercihimiz değil, devlet büyüklerimizin bizden ricasıdır. Çünkü öteki türlü deliller yok edilebilir, algılarla işin rengi değiştirilmek istenebilir. Yalnız şunu iyi bilin ki asla geri adım atmadık, elimizdeki tüm deliller artık devletimizin üst makamları tarafından bilinmektedir.

Şimdi yazımı sonlandırmam gerekiyor kıymetli Vanlı hemşerilerim, her an değişen gündem, bizi gece gündüz görev başında olmaya mecbur kılıyor. Yani,’ Vanlı amcan’ tek derdimiz değil, dertlerin yağmur gibi yağdığı ve düşman sayısının her geçen gün arttığı bir zaman diliminde görevimizi yapmaya çalışıyoruz.

 Bir Gazeteci olarak, devletimizin dikenli yollardan geçtiği şu günlerde, devletimizin kurumlarına ve bunların şahsında devlet büyüklerimize yapılan haksızlıkları görmezden gelmeyeceğimizi ifade etmek istiyorum. Kimler de bunun tersini  yapmaya kalkışırsa, bilsin ki bu memleket sahipsiz değil, biz duyarlı Gazetecilerde daha ölmedik. Hala devletinin menfaatlerini ve milletinin refahını düşünenler var. Bizler var oldukça da hiç kimseye, devlete ve millete insanların duygularını sömürerek ihanet etme fırsatı vermeyeceğiz…  Konu ile alakalı çok daha vahim ve çok daha önemli bilgiler elimizde onları da yeri ve zamanı geldiğinde duruma göre sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.  KIRIK KALEM: Ayhan Yazlık