yunuskusan1 @ hotmail.com

HİRA MEKTEBİ

   Size sırdaşlık eden bir Hİranız var mı?

Hani bunaldığınızda dinlenebildiğiniz, hani sıkıldığınızda sükûnete erdiğiniz, zulümlerden, haksızlıklardan kaçarak sığınabildiğiniz bir Hİranız var mı?

Bunaldığınızda sığınabileceğiniz ve insanlığınızı size hissettirecek bir Hİra.

Vahşileşen toplumdan beri olma adına sığınabileceğiniz bir Hİra.

Küçücük kızların kirletilip –adeta- diri diri toprağa gömüldüğü bir dünyadan uzaklaşarak gözyaşlarınızı damlattığınız bir Hiranız var mı? Yoksa eğer, o zaman son Nebi’yi hala anlamamışız demektir.

Zira Nebi a.s için Hira, bir mağaradan öte tefekkür, tezekkür ve tedebbür edilen dünyanın adı.

..............

Hîra, şahit olunan haksızlıklar, hırsızlıklar, arsızlıklar ve zulümler karşısında yaşanan biçareliğin adı.

Hîra; adaletle yönetilmeyenlerin huzura erdiği anın adı.

Ve Hira, fıtratı bozulmamışların soluk aldığı sarp yokuşun adı.

Evet Hz. Nebi'yi anlamının yolu Hira’dan geçer. Çünkü ifsat olmuş ve bozulmuş topluma dur diyebilmek için ‘Hira mektebinden’ geçmek gerek. Vahşileşen insanılğı veya ifsada uğramış toplumun sosyo psikolojik durumu üzerinde uzun uzun düşünebileceğimiz bir ‘ Hira mektebinden' geçmek gerek. Kendimizi dinleyebileceğimiz ve insanlığımızı hatırlayabileceğimiz bir ‘Hîra mektebinden' geçmek gerek..

Ve son Nebi’nin, Hira’dan Mekke’yi izlediği gibi bizde Hiramızdan izlemeliyiz zulmü, haksızlığı, ifsadı...

 Hîra mektebinden geçmek için, bir üniversite bitirmenize gerek yok. Hatta okuma yazma bilmenize de… Zira ‘Hira mektebi’ için aranan şart, hala göğsünüzde merhamet ve adalet taşımanızdır.

Evet, bizimde bir Hiramız olmalı. Ve oraya Hz. Musa’nın ‘Tur dağına’ çıktığı ümitle çıkmalıyız, son Nebi’yi hüzne ve kedere boğan psikoloji ile tırmanmalıyız Hiramıza.

 Yanlış anlaşılmasın!

Hira, münzevi bir hayatın yaşanacağı yer değildir. Hira, dünyadan el etek çekmek değildir. Aksine Hira; hayatı, tabiatı ve insanlığın nasıl okunması gerektiğini insanlığa öğreten bir mekteptir. Hîra, yaratıcı ile kopan bağları sağlamlaştıran bir mekteptir.

Ve inmeliyiz Hıradan… 

Vahiyle donanarak ve yeniden hayatı okuyarak inmeliyiz. Hz. Musa’ın Tur’dan inen heyecanıyla, Hz. Yunus’un pişmanlığıyla inmeliyiz Hıradan. Umutla ve aşkla…

İfsat olmuş toplumu ıslah etme adına, insanlığından uzaklaşanlara insan olduklarını hatırlatma adına inmeliyiz Hira’dan.

Yeryüzünde bozgunculuk yapan ve kan döken beşere dur demek için inmeliyiz.

 Bir ‘kitap medeniyetini’ yeryüzüne yeniden hâkim kılmak için inmeliyiz. Küçücük kızların kirletilmesine ve diri diri toprağa gömülmesine dur demek için inmeliyiz. 

Haksızlıklara, hırsızlıklara, arsızlıklara ve adaletsizliğe dur demek için inmeliyiz. Yok olmaya yüz tutmuş vicdanları ihya etmek için inmeliyiz.  

Ve modern dünyanın köleleştirdiği Bilal'leri özgür kılmak için inmeliyiz Hiramızdan.