Oruç bize Kuranı Kerim’in Bakara Suresi'nde (183-186) tarif ediliyor.

Tarifi yapan kitabın sahibi Allah... Fakat biz her Ramazan ayı geldiğinde Ramazan ayında doğan Kuranı Kerim'i öğrenmek, okumak yerine medyatik hocaları milyoner yapmakla meşgulüz. Mesele sadece biz ve Allah'ın sözü arasında olsa belki bir yerde onun çekim gücüne dayanamayacak ve en sevdiğimden bana gelen mesajı nasıl merak etmem diye okuyacaktık. Ama bizi bize bırakmadılar... Bir ilahi metinden insanı ancak iki şekilde uzaklaştırabilirlerdi:

1)Dokunma,sadece dinle,sen anlamazsın,senin idrak edeceğin bir şey değil diyerek... 2)Bu kitap çağın gereksinimlerinin dışında kalıyor o yüzden sadece ölülere oku ve özel günlerde anlamadan, okuyanın sesine hayranlık duyarak,biraz ağla, oradan çıkar çıkmaz mesajı anlamadığın için hayatını bildiğin gibi yaşamaya devam et...

 Her iki durumu da fazlasıyla yaşattılar bize.Bu nedenle biz kitaba iman ediyoruz ama kitabın içindekilere iman etmenin neresindeyiz? Çok uzağındayız bence,bugün sormak lazım aç ve susuz kaldınız,her gün yaptığınız gibi beş vakit huzura vardınız,şükrünüzü yaptınız,bunların dışında Allah'ın dini İslam için nefsinizle mücadele noktasında ne yaptınız? Eğer oruç tutmak kul hakkından korkup kimsenin hakkına el uzatmamaksa Ramazanımız mübarek olsun.

 Oruç, Müslüman'ın sözü yemin hükmündedir, sözümde durdum demekse Ramazanımız mübarek olsun. Oruç yokluğun yoksulluğun idrakine varıp muhtaçları gözetmekse Ramazanımız mübarek olsun. Oruç kalp kırmamak ,Allah'ın müminin kalbini mesken tuttuğunu bilmekse Ramazanımız mübarek olsun. Oruç içindeki şeytanı hizaya getirip Rabbim istediğinde bana lazım olana bile yüz çeviririm demekse Ramazanımız mübarek olsun. Oruç kendi için istemediğini Müslüman kardeşi için de istememekse Ramazanımız mübarek olsun. Oruç mevki makam hevesine kapılmadan koca dünyada bir zerre olduğunu anlamaksa Ramazanımız mübarek olsun.

 Oruç bir ibadet halidir.Sadece aç susuz kalmakla ibadet olmaz.Bu ibadet nefsin terbiyesi için vardır.Yemek içmek de nefse hoş gelen, aynı zamanda bedenin birincil ihtiyacıdır. Bu nedenle zor gelebilir,uzun günlerde daha meşakkatli olabilir ama unutulmamalıdır ki bir sınavda en yüksek puan en zor soruya verilir.Her ibadetin de zorluk derecesine göre Allah'ın yanında mutlaka bir makbuliyeti vardır. Benim dileğim bu Ramazan'ın Türkiye için farklı bir Ramazan olması...

Artık ekranlarda sakız çiğnemek orucu bozar mı? ,denize girsem orucum bozulur mu ?,diye dinini anlamaktan aciz insanları seyretmek istemiyorum.Mesajı anlamış olmamız lazımdı şimdiye kadar, aradan 1500 yıl geçti.Hala neden bir başkasının anlayıp bize anlatmasını bekliyoruz. Allah ey inananlar hitabında bulunurken bunu sadece hocalara mı söylüyor?Neden kendinizi yaratanınızın hitabının dışında tutuyorsunuz?Neden birilerinin size okuma anlamazsın diye biçtiği elbiseyi giyiyor,aklınızın kıymetini düşürüyorsunuz?

Akıl insana verilen en büyük nimet değil mi?Önünüzde tüm yaratılmışlar aklınız sebebiyle size secde ettirilmedi mi? Şeytana üstünlüğünüz aklınız yüzünden değil mi?Onun şimdiki çabasının tamamı size verilen akla layık olmadığınızı ispat için değil mi? Bu savaşı kaybetmeyi göze almayın,oruç ve tüm ibadetler sizi sevgiliye yaklaştırmak için var. Aç susuz kalmanız en son düşüneceğiniz şey olmalı.

Çünkü Allah siz nefsinizle savaşırken biraz takatsiz kalın istedi.Çünkü nefisle mücadele böyle yapılırdı. Sözlerimi tamamlarken, Rabbimizin galip geleceğini vaat ettiği İslam'ın o muhteşem günlerine erişmek dileğiyle ,hepimize hayırlı ve huzurlu Ramazanlar diliyorum.