vanhavadis @ hotmail.com

AK PARTİ VAN'DA NEDEN KAYBEDİYOR ?

AK Parti'nin Van'da kaybetmesi tesadüf değildir. Bunun birçok önemli sebepleri vardır. Biz sadece birkaç sebebini sizler için yazmaya çalışacağız. Yada şöyle diyelim! Bütün imkanlar AK Parti'den yana iken neden Van'da kazanamadı.

Büyükşehir ve 13 İlçenin Belediyeleri AK Parti'nin kazanması anlamında hizmette sınır tanımadı. Devlettin tüm kurumları AK Parti'nin başarılı olması için adeta hizmet anlamında ne istendi ise harfiyen yerine getirildi.

AK Parti'nin Kurucu üyesi ve AK Parti'yi ayakta tutan Recep Tayyip Erdoğan'ın söylediği: "Yalnız bırakılıyorum" sözü çok önemlidir. Özelde Van'dan söz edecek olursak, evet, doğrudur Recep Tayyip Erdoğan yalnız bırakılıyor ve Van konusunda kesinlikle ve kesinlikle bilgiler doğru bir şekilde Erdoğan'a aktarılmıyor.

Bizim çıplak gözle gördüğümüz bariz yanlışları, Erdoğan adına hareket eden çift gözlükle gözlem yapan şahıslar nasıl olurda böylesi yanlışları görmüyorlar. Aklıma iki şık geliyor! Birincisi, görüyorlar ama görmemezlikten geliyorlar. İkincisi ise kendi menfaatleri için yanlışları yukarıya doğru olarak aktarmıyorlar.

Yani AK Parti'de büyük ihanet var dememek elde değil. AK Parti Van Yönetimi sil baştan yeni kişilerden oluşturuldu. Belki de bazıları hayatlarında ilk kez siyasetle buluştu. Siyaset yapmak aslında bir sanattır.

AK Parti Van Milletvekili aday listesi kamuoyu nezdinde karşılık bulmadı. Bir iki kişi hariç diğer adaylar halk nezdinde kabul görmeyince, seçmen üzerinde bir sessizlik hakim oldu. Çünkü Milletvekili adaylarına yüksek sesle itiraz eden olsaydı, ya ihanetçi, ya Fetöcü yada PKK'lı olarak 'damga' yiyeceğini çok iyi biliyordu. Bu nedenle vatandaş sessiz kalmayı tercih etti.  

Zaten bizim gibi Gazetecilerde AK Parti Yönetiminin yanlış bazı kişilerden oluştuğunu dile getirdiği için soluğu Mahkemede almaya başladı. Basın özgürlüğü olmasına rağmen, düşüncemizden dolayı bizi mahkemeye veren çiçeği burnunda yeni yönetim, normal vatandaşa ne yapmaz ki! Peki normal bir vatandaş nasıl olacak da, sesini ne şekilde ve nasıl çıkarabilecek.

 Böyle giderse, AK Parti'nin önümüzde ki kısa sürede Anavatan Partisinden bir farkı kalmayacak. Büyükşehir Belediye Başkanlık koltuğuna, Belediye Başkan Vekili olarak Van Valisi atandı. Burası normal peki ya sonrası! Sonrasında Genel Sekreter atandı hadi o da normal denildi. Ya devamına ne denilebilir? Van'ı hiç bilmeyen hayatında Van'a gelmeyen bazı uyanık kişilerin Büyükşehir Belediyesine kaydırılması işin cabbası oldu.

Dışarıdan Van'a kaydırılan 3. şahıslar, yeri geldi tüm işlere burunlarını sokmaya başladı. Her Vanlı Kürt vatandaşa terör gözüyle bakmaya başladılar. Yeri geldi Vanlılara "Sizleri adam etmeye geldik" şeklinde tehditvari sözler ile Van halkını canından bezdirdi.

 Vanlılar, "Bunların terörden ne farkı var" demeye başlaması dilden dile dolaşmaya başladı. Kimse düşünmedi ki Van halkı haksızlığı asla kabul etmez. Van halkı öyle bir halktır ki, hendek kazılmasına fırsat verilmeyen ender şehirlerden bir şehir olduğunu unutmuşlardı galiba.

Van halkı her şeyden vaaz geçer ama onurlarından asla vaaz geçmez. Bir kere onuru kırıldı mı geri dönüşü çok zor olur. Van halkı çok cesur oldukları gibi çok da duygusal bir halktır.

Bu anlamda, Belediyelere dışarıdan getirilen 3. derece yabancı şahısların Van halkına yaptıkları eziyet ve zülüm, yapılan tüm güzel hizmetlerin önüne geçmiş oldu.

 Bir diğer konu ise Belediyelere yapılan personel alımında, gerçek anlamda AK Parti'ye gönül vermiş kişiler hep dışarıdan tutuldu. Ne kadar AKP'li varsa işe yerleştirildi.

Bu durum karşısında gerçek AK Partililer hayal kırıklığı yaşarken, işe yerleştirilen AKP'liler ise her ortamda AK Parti'nin ne kadar yanlış işler yaptığını ve AK Parti'nin savunacak bir durumun söz konusu olmadığını, girdikleri her ortamlarda açıkça konuşmaları insanların kafasında soru işareti oluşturdu. Durum böyle olunca, AK Parti'nin kurucu üyesi ve AK Parti'ye ömrünü adayan Recep Tayyip Erdoğan yalnızlaştırılmasında kim yalnızlaştırılsın. Bu günlük bu kadar yazının ikinci kısmı yarın...