Serik ilçesi Belek Mahallesi’nde yaşayan 3 çocuk sahibi esnaf Alpaslan Aslan (49) ve ev hanımı Yasemin Aslan (47) çiftinin evindeki her birey okullu oldu. 2’si üniversite, 1’i lise olmak üzere 3 çocuğunu okutan baba Alpaslan Arslan’a en büyük mutluluğu ise eşi Yasemin Arslan verdi. 29 yıl önce lise öğrenimini tamamlayan Arslan, derslerinde başarılı olmasına rağmen başörtüsü yasağı nedeniyle eğitimine devam etmedi. Evlendikten sonra evi, eşi ve çocuklarıyla ilgilenen Arslan, başörtü yasağının kalkmasına rağmen eğitimine zaman ayıramadı. Oğlu Erkan Bahri Arslan’a hukuk fakültesini kazandıran azimli anne, geçen dönem üniversite sınavına girecek olan kızını motive etmek amacıyla kendisi de ders çalışmaya başladı.

"Kızına destek olurken üniversiteli oldu"

Kızının isteksizliği, oğlunun derslerini ağırdan alması, bir de 15 Temmuz olaylarının etkisi altında kalan anne Arslan, üniversite sınavına kızıyla birlikte girmeye karar verdi. Hem kızını teşvik eden hem de kendisi ders çalışan 3 çocuk annesi Yasemin Arslan, kızıyla birlikte Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültesini kazandı. Her sabah ailesini, okula getirecek olan Alpaslan Arslan da, ‘madem her gün okula geliyorum’ diyerek aynı üniversite aynı fakültede İslam Felsefesi üzerine yüksek lisans yapmaya başladı. Kızıyla aynı sırayı paylaşan annenin hedefi ilk önce fakültesini bitirmek ardından 2023 yılındaki seçimlere katılmak. Dilara Arslan ise aynı fakültede yüksek lisans, ardından ise hukuk fakültesini kazanmayı hedeflediğini kaydetti.

"Kızımla sınıf arkadaşı oldum"

29 yıl aradan sonra öğrenci olmaya karar verdiğinin altını çizen Yasemin Arslan, "Aslında biraz çocuklar ve eşim tetiklediler beni. Dilara bu sene sınava girmek istemedi hafızlık da yaptığı için. Hazır değilim diyordu. Biraz kendisiyle konuştuysak da etkisi olmadı. Sonuçta kızdırdılar beni. Üniversitedeki oğlumda derslerini ağırdan almaya başladı. Bir de 15 Temmuz olaylarından çok etkilenmiştim. Siyasette kadınların olması gerektiğini düşünüyorum ama bir eğitimin alt yapım yoktu. Bende ne eğitim ne de siyaset alt yapısı vardı. 15 Temmuz’da Şerife Boz’un kamyonuyla insanları taşıması aklıma geldi. Neden kadınlar kendilerini geride bırakıyorlar. Bir dedim denemek lazım. Kendimi bir deneyeyim. Kazandım, sonuçta da Dilara ile sınıf arkadaşı olduk" dedi.