Van’daki Beşyol Meydanı’nda düzenlenen mitingde konuşan Muharrem İnce, miting alanındaki barikatlar için tepki göstererek, “24 Haziran’da o barikatları kaldıracağım. Barış gelecek, özgürlük gelecek. Cumhurbaşkanı milletinden korkar mı? Bekliyorum hepinizi. Kars’tan geliyorum.

Buradan Ankara’ya gideceğim. Az önce uçakta gelince Van Gölü’ne baktım. Ne güzel bir göl, ama turizm sıfır. İşte bu ülkede turizmi belli aylarda değil 12 aya yayacağız.

İç Anadolu’da Kapadokya’ya Doğu Anadolu Bölgesinde de Van Gölü çevresine tesis kuracağız. Yılda 60 milyon turist gelecek Türkiye’ye” dedi. 
Çok büyük problemler olduğunu söyleyen İnce, “Memleketin başında olan, ‘Ali kıran baş kesen mi?’ Öyle bir dip dalgası geliyor ki. Bahar geldi, karlar eridi, kıştan kurtuldunuz.

Evinizdeki mobilyalarda yenilikleri yaptınız. Bir araba aldınız, o yeni araba size daha güzel gelmez mi? Yeni elbise aldığınız gün kendinizi daha iyi hissetmez misiniz? 16 yıldır meydanlarda konuşan biri var, onu değiştireceksiniz. Eski gidecek yeni gelecek.

Benim projem 3B. Erdoğan, bana diyor ki gariban Cumhurbaşkanı adayı. Ben 3 Kasım 2002’de vekil oldum, o 5 ay sonra oldu. Askere gitseydik. Ben çavuş olurdum, o onbaşı olurdu. Kıdemimden dolayı. Şimdi 16 yılda hemen hemen her yıl dolaşıyorum.

Ben gariban kaldım da sen nasıl zengin oldun. Aslında ben dünyanın en zengin adamıyım. Neden, çünkü ben insanları Kürt-Türk, Alevi-Sünni, sağcı-solcu, kadın-erkek diye ayırmam. Ben 81 milyonu seviyorum, Türkiye’nin en zengin adamıyım” ifadelerini kullandı. 

“Türkiye’nin en büyük serveti genç nüfusudur” 
Türkiye’deki nüfusun yaş ortalamasının 29 olduğu söyleyen İnce, konuşmasını şöyle sürdürdü: 
“Un var, şeker var usta kötü. Almanya’nın 40, İsveç’in 45, Türkiye’nin ise yaş ortalaması 29. İşte en büyük sermaye bu. Türkiye’nin en büyük serveti genç nüfusudur.

Ben Van’ın müfettişiydim partide, sokaklarda geçerken ne kadar genç nüfus olduğunu görüyorduk. Bu nüfusu eğiteceğiz. Doların yükselmemesi için, ekonominin düzgün olması için, kırılgan olmaması için, bir büyük değişikliği birlikte gerçekleştireceğiz.” 

“Türkiye’nin bir Kürt sorunu var” 
Seçilmesi halinde oluşacak yeni döneme de değinen İnce, “Yeni dönemde ne olacağını anlatayım, barışacağız. Çocuk babasına demiş ‘baba beni parka götür.’ Babası da yap-boz bir Türkiye haritası vererek birleştirmesini istemiş. Çocuk hemen haritayı tamamlamış. Babası nasıl şehirleri yerleştirdiğini sormuş. Çocuk, ‘baba haritanın arkasında insan vardı, insanı birleştirince harita birleşti’ diyor.

Türkiye’nin bir Kürt sorunu var. Şimdi bunu nasıl çözeceğiz? Bunu anlatayım. Kürt sorunu bir demokratikleşme sorunudur, bir ekonomik sorundur, ama her şeyden önce bir siyasi ahlak sorunudur. Bu şudur. Diyarbakır’a geldi Kürtlerin hoşuna gidecek söyler söyledi, sonra Trabzon’da, Edirne’de bambaşka konuştu. Bir yere geldi milliyetçiliği ayaklar altına altı, bir yere geldi uçtu. Benim dönemimde Allah’ın izniyle Cumhurbaşkanı olursam, inanıyorum olacağıma. Ben bu sorunu çözeceğim” ifadelerini kullandı. 

“Dokunulmazlığında ‘hayır’ oyu kullandı 
Milletvekilleriyle ilgili dokunulmazlıkları konusuna da değinen Muharrem İnce, konuşmasını şöyle sürdürdü: 
“Dokunulmazlıklar konusu gündeme geldiğinde CHP ‘evet’ dedi, ben ‘hayır’ dedim. Bana dediler ki ‘yanlış yapıyorsun’, hayır dedim. Doğru yapıyorum.

Türkiye’de yargı yok ki talimatla yapıyorlar. Dokunulmazlıklar konusunda parti yönetimini dinlemedim, bugün olsa aynısını yaparım. Siyaset risk almaktır ve cesaret işidir. Bu cesareti göstereceğiz. Ne Kürt kardeşlerimize ne de Türk kardeşlerimize yalan söyleyeceğim. Çözüm yeri de TBMM’dir.

Milletvekilliği sayısına bakmadan eşit şekilde komisyon kuracağız. TRT’nin bir kanalında sadece bu konuyu konuşacağız. Her kesin gözü önünde, 81 milyon ne yaptığımızı görecek. Bu toplumda eğer bunu samimiyetle milletin gözü önünde çözemezsek, yoksulluktan kurtulamayız.” 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın prompter azizliğine uğraması 
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Diyarbakır’da yaptığı konuşma sırasında uğradığı prompter azizliğiyle ilgili görüntüleri de izlettiren Muharrem İnce, “Camda konuşanlar bu sorunu çözemez, candan konuşanlar bu sorunu çözer” ifadelerini kullandı. 

“Çobanların sigorta primlerini devlet ödeyecek” 
Medyayı da eleştirerek seçildiğinde onları da kurtaracağını dile getiren İnce, çiftçilere de vaatte bulundu. İnce, “Çiftçinin borçlarının faizini de sileceğimizi herkesin bilmesini isterim. Emekliye en düşük bin 500 TL, Asgari ücret 2 bin 200 olacak. Çocukluğumda çobanlık yapmış biri olarak sesleniyorum size, insanlar 100 liralık ilaç kullanıyorsa hayvanlara 5 liralık ilaç veriliyor. Hayvanların ilaçlarını bedava vereceğiz.

Çobanlık deyip geçme, eğer çobanlarımız olmazsa etimiz olmaz, etimiz olmazsa Sırbistan’dan et alırız. İstanbul’daki çocuğumuz et yiyemez, bizim çocuklarımızı desteklememiz lazım. Bütün çobanların sigorta primlerini devlet ödeyecek” diye konuştu. 

“Yargıda ne FETÖ’cü ne de Tayyip’in askerleri olacak” 
Son bir yılda İstanbul’a gelenlerin içerisinde birinci sırada Vanlıların olduğunu dile getiren İnce, ekonomiyi nasıl düzelteceğini de şöyle anlattı:
“Cumhurbaşkanlığı yemini ettikten 48 saat sürede OHAL’i kaldıracağım. OHAL kalkınca Merkez Bankasını bağımsız hale getireceğim. Merkez Bankasının başkanını CHP genel merkezine çağırmayacağız.

3 ay içerisinde hukuk sistemini hemen düzelteceğiz. Yargıda ne FETÖ’cü ne de Tayyip’in askerleri olacak. Muharrem İnce Cumhurbaşkanı olarak salona girdiğinde yargıçlar ayağa kalkmayacak, hukuk devleti olacak. 3 ayda Vanlı kardeşim ‘Türkiye’de mahkemeler tarafsız’ diyecek, Edirneli de inanacak, Vanlı da inanacak. Türkiye’de şu an hukuk yok. Tayyip Erdoğan ‘tutuklayın’ diyor tutuklanıyor.” 


Cumhurbaşkanlığı dönemimde atama yapıldığında liyakata dikkat edeceklerini ifade eden İnce, Türkiye’nin 2002 yılında 136 milyar dolar borcu olduğunu söyleyerek, “Şu an 450 milyar dolar, yani Erdoğan 320 milyar dolar borç aldı. İnsan borç alır, ama o borç alıp betona yatırdı. Ziraat Bankasını, bir de köprüyü anlatayım.

İstanbul’daki köprüden geçtiniz, parasını veriyorsunuz. Vanlı kardeşim geçmeden para ödüyor. 4.’de İnce yapacak dedik. Köprü ufak iş, ben gönüllere köprü kuruyorum.

Bayramda İstanbul’a gidecek var mı? Demirel’in yaptığı köprüden bedava, Erdoğan’ın yaptığı köprüden parayla geçeceksiniz. Demirel’in yaptırdığı köprüden gidiş geliş 11 lira, Erdoğan’ın yaptırdığı köprüden sadece 114 gidiş, 114 geliş olmak üzere 228 lira” dedi. 

“Erdoğan bir daha kazanırsa dolar 10 lira” 
Havaalanından Van şehir merkezine gelirken yol kenarında bekleyen bir vatandaşın kendisine Rabia işareti yaptığı söyleyen İnce, “Bana 4 parmak gösteren kardeşim, sen soyulduğunun farkında mısın? Erdoğan bir daha kazanırsa dolar 10 lira. Bana 4 parmak gösteren kardeşime sesleniyorum, onu 5 yap, çünkü dolar 5 lira oldu” ifadelerini kullandı. 

“Merkez Bankasında yanlış olur Muharrem İnce’de olmaz” 
“Ziraat Bankasının görevi çiftçiyi desteklemektir” diyen İnce, konuşmasını şöyle sürdürdü: 
“Geçtiğimiz günlerde bir medya kuruluşu el değiştirdi. 1 milyar dolar kredi aldı. 2 yıl ödemesiz.

Ziraat Bankası bu parayı 22 ülkeden topladı. 1 milyar dolar KOBİ’lere verseydi, 10 bin KOBİ’ye 450’şer bin lira verirdi. Merkez Bankasında yanlış olur Muharrem İnce’de olmaz.

Bu bir 1 milyar dolar ne kadar size onu anlatayım. 100 bin çiftçiye her birine 45 bin lira verilirdi. Size 45 bin lira para verildiğinde işinizi görürsünüz. 100 bin çiftçiye vermek yerine bir kişiye verildi. Yeni dönemde böyle bir ayrımcılığa tahammülümüz olmayacak.” 

Başörtüsü konusuna da değinen İnce, ‘Muharrem İnce seçilirse devlet dairesine giremezsiniz’ söylemlerinin ise yalan olduğunu belirtti. İnce, “Ey benim başörtülü kardeşim; kandırılma, ister evde, ister sokakta, ister devlet dairesinde, nerede istersen tak, ama bunlar sahtekarlığı meslek haline getirdiler. Sahneye bir bisiklet çıkardılar, sonra baktım bisikleti cami içresine yapıştırdılar. Oğluma düğün yaptım, zeybek oynadım. O fotoğrafı alıp caminin içerisine yapıştırdılar” şeklinde konuştu. 


Yağmur yağışının bastırmasıyla konuşmasını tamamlayan Muharrem İnce, “24 Haziran’da bana destek olmaya varmışınız?” dedi. İnce, “bir çivi bir nalı kurtarır, bir nal bir atı, bir at bir yiğidi kurtarır, bir yiğit bir memleketi kurtarır” sözünü de kabalıkla tekrarlattıktan sonra Van’dan ayrıldı.